‹ Ana sayfa
Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/9548 K.2011/326

Esas No: 2010/9548 · Karar No: 2011/326 · Karar Tarihi: 25.01.2011
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’ın yargılanması ve mahkümiyetinin incelenmesi; (2) Mahkemenin sonucu: TCK 103/1‑a ve 104/1 maddelerine göre eylemin cebir veya tehditle gerçekleştiği kabul edilerek, cinsel istismar suçundan mahkümiyet hükmü bozuldu ve dava düşme kararı verildi.
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık ...’nın yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.12.2009 gün ve 2009/64 Esas, 2009/164 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık ve müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında mağdur ...’a yönelik eylemi nedeniyle kurulan hükmün incelenmesinde;
Mağdur ... hakkında tanzim olunan raporlardaki bulguların birbirini tamamlar şekilde ve mağdurun aşamalardaki istikrarlı beyanlarını doğrular mahiyette olması nazara alınarak eylemin TCK. 103/1. maddesi kapsamında kaldığı yönündeki tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK.nun 103/1-a maddesinde mefruz cebirin unsur olarak yer almasına ve aynı Yasanın 103/4. maddesinin ise yalnızca maddi cebiri ifade etmesine göre, olayda maddi cebirin gerçekleşip gerçekleşmediğinin gerekçeleri karar yerinde gösterilip tartışılmadan TCK.nun 103/4. maddesi ile artırım yapılması,
Sanığın mağdur ...’e yönelik eylemi nedeniyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubu içinde bulunan mağdurun 28.06.2007 tarihli savcılık beyanında “ …beni ilk kullandığında rıza göstermemiştim, ancak daha sonra bana para da verdiği için istemesem de rıza gösterdim…” şeklindeki açıklaması ile aşamalarda olayı anlatım şekli ve kurgusu, yine yargılama aşamasındaki dinlenen diğer mağdur ve tanıkların beyanları ile açıkça anlaşıldığı şekilde, sanığın süregelen eylemlerine rağmen sürekli olarak sanığın evine giderek orada kalması hususları da gözetildiğinde, sanığın mağdura yönelik eylemini cebir veya tehditle gerçekleştirdiği konusunda her türlü kuşkudan uzak delil bulunmadığının kabulünün gerektiği, eylemin bu haliyle TCK.nun 104/1. maddesinde unsurları tanımlanan cinsel ilişki suçu kapsamında kaldığı ve mağdurun şikayetinden vazgeçtiği gözetilip anılan bu suçtan açılan kamu davası ile ilgili olarak düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı gerekçelerle cinsel istismar suçundan mahkümiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?