Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/2913 K.2011/4585
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık ... ...'nın yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, Yalova Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18/08/2010 gün ve 2010/15 Esas, 2010/126 Karar sayılı re'sen de temyize tabi hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili ile sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin aşamalardaki anlatımlarına, yaşına, kendisine yönelik fiillerin tümüne karşı isteksiz olduğunun, huzursuz, tedirgin ve korku içinde bulunduğunun anlaşılmasına, olayın ortaya çıkış biçimine, adli tıp raporlarına ve dosya kapsamına göre sanığın aynı zamanda üvey kızı olan on beş yaşından küçük mağdureyi evde yalnız kaldıkları zamanlarda tokat atıp tehdit etmek suretiyle anal ve vajinal yoldan organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismarda bulunduğu anlaşıldığından, yasal koşulları bulunduğu halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 103/4. madde ve fıkra hükmünün uygulanmaması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK.nun 103/6. maddesindeki suçun teselsül etmeyeceği ve 103/6. maddesinin düzenleme şekli ve amacına göre sanık hakkında 103/2 ve 103/3. maddelerle belirlenen temel ceza üzerinden 43. madde uygulanarak bulunacak miktarında 103/6. madde ile tayin edilen cezaya ilavesi gerektiği, bu halde de suç tarihinde çocuk olduğu anlaşılan mağdurenin olay nedeni ile ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda 4810 sayılı Yasayla değişik 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 7/f ve 23/B maddeleri gereğince usulüne uygun olarak teşekkül ettirilecek Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan rapor aldırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, re'sen de temyize tabi hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin aşamalardaki anlatımlarına, yaşına, kendisine yönelik fiillerin tümüne karşı isteksiz olduğunun, huzursuz, tedirgin ve korku içinde bulunduğunun anlaşılmasına, olayın ortaya çıkış biçimine, adli tıp raporlarına ve dosya kapsamına göre sanığın aynı zamanda üvey kızı olan on beş yaşından küçük mağdureyi evde yalnız kaldıkları zamanlarda tokat atıp tehdit etmek suretiyle anal ve vajinal yoldan organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismarda bulunduğu anlaşıldığından, yasal koşulları bulunduğu halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 103/4. madde ve fıkra hükmünün uygulanmaması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK.nun 103/6. maddesindeki suçun teselsül etmeyeceği ve 103/6. maddesinin düzenleme şekli ve amacına göre sanık hakkında 103/2 ve 103/3. maddelerle belirlenen temel ceza üzerinden 43. madde uygulanarak bulunacak miktarında 103/6. madde ile tayin edilen cezaya ilavesi gerektiği, bu halde de suç tarihinde çocuk olduğu anlaşılan mağdurenin olay nedeni ile ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda 4810 sayılı Yasayla değişik 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 7/f ve 23/B maddeleri gereğince usulüne uygun olarak teşekkül ettirilecek Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan rapor aldırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, re'sen de temyize tabi hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.