‹ Ana sayfa
Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/6587 K.2012/11799

Esas No: 2010/6587 · Karar No: 2012/11799 · Karar Tarihi: 21.11.2012
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurma, görevi kötüye kullanma ve 6136 sayılı Yasa kapsamındaki suçlardan dolayı açılan davalarla ilgili temyiz talepleridir; mahkeme, bu suçlar için verilen beraet ve hükümlerin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek temyiz itirazlarını reddetti. Mahkeme kararında sanıkların 2863 sayılı Yasa kapsamındaki beraet hükümleri onaylanmış, 6136 sayılı Yasa kapsamında ise cezaların fazla olduğu gerekçesiyle yeniden değerlendirilmesi talep edilmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma, 2863 sayılı Yasaya aykırılık, görevi kötüye kullanma,
6136 sayılı Yasaya aykırılık

HÜKÜM: Mahkümiyet, beraet sanık ... ve müdafii, sanıklar ...

ve ... müdafiileri

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık ...'nın üzerine atılı tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçundan doğrudan zarar görmeyen, bu nedenle davaya müdahil olarak katılma hakkı olmayan Maliye Bakanlığının bu suçtan kurulan hükmü temyiz hakkı bulunmadığından, yine sanık ... hakkında 2863 sayılı Yasaya aykırılık suçundan açılmış bir dava ve bu suçtan verilmiş bir beraet hükmü bulunmadığından katılan ... vekilinin bu yöndeki vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE, sanık ... müdafiin yüzüne karşı verilen hüküm, sanık müdafii tarafından CMUK'nın 310. maddesinde öngörülen bir haftalık süre içinde 03/06/2009 tarihinde temyiz edildiğinden temyiz talebinin süresinde olduğu, ayrıca temyiz dilekçeleri kapsamından sanık ... müdafiileri ile sanık ... müdafiin sadece sanıklar hakkında verilen mahkümiyet hükümlerini temyiz ettikleri anlaşıldığından, mahkümiyet hükümleri yönünden sanıklar ve müdafiilerinin, diğer beraet hükümleri yönünden ise katılan vekilinin temyizlerine hasren inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 2863 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan beraet hükümlerine ilişkin yapılan temyiz incelemesinde; İddia, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle atılı suçtan verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanığın yargılama sürecindeki tutum ve davranışlarını gözeterek edindiği kanaate göre dosya içeriğine uygun şekilde, kısa süreli hapis cezalarının ertelenmesine yer olmadığına karar veren mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki (4-a) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

6136 sayılı Yasaya aykırılık suçu yönünden,
Olay tarihinde ... Depo Bölük Komutanlığında uzman çavuş olarak görev yapan sanığın, çeşitli sebeplerle ve çoğunlukla da imha edilmesi amacıyla çalıştığı kurumda bulunan 6136 sayılı Yasa kapsamındaki 19 adedi 6.35 mm ve 2 adedi ise 7.65 mm çapında olan toplam 21 det mermiyi alarak evinde bulundurmak suretiyle üzerine atılı 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçunu işlediği anlaşılmakla; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın evinde ele geçen mermilerin sayısı itibariyle eylemin 6136 sayılı Yasanın 13/4. madde ve fıkrası kapsamında kaldığı gözetilmeden, aynı yasa maddesinin 3. fıkrası uyarınca hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
Görevi kötüye kullanma suçu yönünden,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunun 1. maddesi ile TCK'nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan "kazanç" sözcüğünün "menfaat" olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde ise;
Sanıklardan ..., ... ve ...'ın olay tarihinden önce bir kahvaltı salonunda buluşup konuştukları sırada ...'in ...'a kendisinde 100 gram civarında uranyum maddesi olduğunu ve müşteri aradığını belirtip bu konuda kendisine yardım etmesini istediği, ...'un numune istemesi üzerine bir gün sonra her üç sanığın da tekrar buluştukları ve ...'in sanık ...'dan almış olduğu Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Başkanlığından alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği şekilde 1.1 gr ağırlığındaki uranyum oksit maddesini sanık ...'a verdiği, ...'un bu maddeyi yaklaşık 15 gün kadar kendisinde tutarak üzerinde inceleme yaptırmaya çalıştığı, bu dönenim sonunda vicdanen rahatsızlık duyarak başka bir dış etki olmadan kendiliğinden söz konusu maddeyi emniyet birimlerine teslim ettiği anlaşılmakla; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık ...'nın suça konu nükleer maddeyi 15 gün kadar kendisinde tutarak vicdanen rahatsızlık duyup kendiliğinden emniyet birimlerine teslim ettiği ve diğer sanıkların tespiti ve yakalanması için emniyet birimleri ile işbirliği yaptığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında TCK'nın 36. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Sanıklar hakkında TCK'nın 174/1. madde ve fıkrası uygulanırken hapis cezasının alt sınırdan tayin olunduğu halde aynı gerekçe ile adli para cezasına esas alınan birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye neden olunması,
Suça konu uranyum oksit maddesinin 5237 sayılı TCK'nın 54. maddesi uyarınca müsaderesine hükmolunduktan sonra ilgili kurumda muhafaza altında tutulmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar ..., ... ve sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanıkların kazanılmış hakları saklı kalmak üzere hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 21/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?