Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2008/9328 K.2012/19
Zimmet suçundan sanık ...'ün yapılan yargılanması sonunda; beraetine dair, Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.12.2006 gün ve 2004/100 Esas 2006/217 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi O Yer C.Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
İnfaz koruma memuru olan sanığın cezaevinde hükümlü olan müştekiye verilmek üzere kendisine teslim edilen 100 TL'nin önce 60 TL'sini, iki gün sonra ise 20 TL'sini müştekiye verip kalan 20 TL'yi üzerinde tutma biçiminde gerçekleştiği anlaşılan eyleminin para tahsil yetkisinin de bulunmadığı nazara alındığında emniyeti suistimal suçunu oluşturacağı, 765 sayılı TCK.nun 508. maddesinde düzenlenen bu suça öngörülen ceza miktarının üst sınırına nazaran aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen beş yıllık asli ve yedi yıl altı aylık ilave dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi ile inceleme günü arasında yedi yıl altı aylık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının zamanaşımı sebebiyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 09.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İnfaz koruma memuru olan sanığın cezaevinde hükümlü olan müştekiye verilmek üzere kendisine teslim edilen 100 TL'nin önce 60 TL'sini, iki gün sonra ise 20 TL'sini müştekiye verip kalan 20 TL'yi üzerinde tutma biçiminde gerçekleştiği anlaşılan eyleminin para tahsil yetkisinin de bulunmadığı nazara alındığında emniyeti suistimal suçunu oluşturacağı, 765 sayılı TCK.nun 508. maddesinde düzenlenen bu suça öngörülen ceza miktarının üst sınırına nazaran aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen beş yıllık asli ve yedi yıl altı aylık ilave dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi ile inceleme günü arasında yedi yıl altı aylık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının zamanaşımı sebebiyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 09.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.