Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2008/7200 K.2012/5417
Özet: Uyuşmazlık, sanığın nitelikli zimmet, resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından dolayı görevini kötüye kullanarak zimmete sebep olmasıyla ilgiliydi; mahkeme, bu suçların zamanaşımı nedeniyle düşmesini, ancak nitelikli zimmet hükmünü bozmayı karara bağladı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli zimmet (....... için), denetim görevini ihmal ederek zimmete sebebiyet (.......
için)
HÜKÜM: Sanık ...'nın nitelikli zimmet, resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından, sanık
........,'in görevi kötüye kullanma suçundan mahkümiyetlerine
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık ...'e yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun 5237 sayılı TCK'nın 204/1. maddesine temas ettiği ve bu suç için öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Yasanın 66/1-e ve 67/4 maddelerinde belirtilen 12 yıllık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, son suç tarihi 07/01/2000 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği, yine sanık ...'ya isnat olunan dolandırıcılık, sanık ...'e yüklenen görevi kötüye kullanma suçlarının yasa maddesinde öngörülen cezasının tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK'nın 102/4. maddesinde belirlenen 5 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 15/06/2006 tarihli mahkümiyet hükmü ile inceleme günü arasında bu sürenin dolduğu anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık ... hakkında nitelikli zimmet suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Lehe olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" biçimindeki düzenleme nedeniyle, sanığın zimmeti sağlamak amacıyla gerçeğe aykırı şekilde düzenlediği 18/08/1998 gün ve 3209 sayılı, 25/08/1998 gün ve 3215 sayılı, 01/09/1999 gün ve 6518 sayılı gönderme emirleri ile gerçekleştiği eylemlerinde zincirleme biçimde kamu görevlisinin resmi evrakta sahteciliği suçunun da unsurlarının bulunduğu gözetilerek bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurularak sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Koşulları oluştuğu halde zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak sanık hakkında eksik ceza tayini,
Kabule göre de;
Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiğinin kabul edilmesi karşısında sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin ve hapis cezasının kanuni sonucu olarak da TCK'nın 53/1. maddesinde düzenlenen "belirli haklardan yoksun bırakılma" hükmünün uygulanması gerektiğinin nazara alınmaması,
Müteselsil sorumluluğun 5271 sayılı CMK'da yer almadığı gözetilmeksizin vekalet ücreti ve yargılama giderinin sanıklardan dayanışmalı olarak tahsiline karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HSYK'nın 24/10/2007 gün ve 441 sayılı Kararı ile ... Adliyesi kapatıldığından dosyanın yargı çevresinin bağlandığı ... 14. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 17/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Nitelikli zimmet (....... için), denetim görevini ihmal ederek zimmete sebebiyet (.......
için)
HÜKÜM: Sanık ...'nın nitelikli zimmet, resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından, sanık
........,'in görevi kötüye kullanma suçundan mahkümiyetlerine
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık ...'e yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun 5237 sayılı TCK'nın 204/1. maddesine temas ettiği ve bu suç için öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Yasanın 66/1-e ve 67/4 maddelerinde belirtilen 12 yıllık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, son suç tarihi 07/01/2000 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği, yine sanık ...'ya isnat olunan dolandırıcılık, sanık ...'e yüklenen görevi kötüye kullanma suçlarının yasa maddesinde öngörülen cezasının tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK'nın 102/4. maddesinde belirlenen 5 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 15/06/2006 tarihli mahkümiyet hükmü ile inceleme günü arasında bu sürenin dolduğu anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık ... hakkında nitelikli zimmet suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Lehe olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" biçimindeki düzenleme nedeniyle, sanığın zimmeti sağlamak amacıyla gerçeğe aykırı şekilde düzenlediği 18/08/1998 gün ve 3209 sayılı, 25/08/1998 gün ve 3215 sayılı, 01/09/1999 gün ve 6518 sayılı gönderme emirleri ile gerçekleştiği eylemlerinde zincirleme biçimde kamu görevlisinin resmi evrakta sahteciliği suçunun da unsurlarının bulunduğu gözetilerek bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurularak sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Koşulları oluştuğu halde zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak sanık hakkında eksik ceza tayini,
Kabule göre de;
Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiğinin kabul edilmesi karşısında sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin ve hapis cezasının kanuni sonucu olarak da TCK'nın 53/1. maddesinde düzenlenen "belirli haklardan yoksun bırakılma" hükmünün uygulanması gerektiğinin nazara alınmaması,
Müteselsil sorumluluğun 5271 sayılı CMK'da yer almadığı gözetilmeksizin vekalet ücreti ve yargılama giderinin sanıklardan dayanışmalı olarak tahsiline karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HSYK'nın 24/10/2007 gün ve 441 sayılı Kararı ile ... Adliyesi kapatıldığından dosyanın yargı çevresinin bağlandığı ... 14. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 17/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.