Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2008/5554 K.2010/2155
Özet: Uyuşmazlık, Irza Tasaddi’nin reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma ve şartlı tehdit suçlarından sanık olarak yargılanmasıdır; mahkeme, 765 sayılı TCK’nın 430/1 maddesi uyarınca beraet kararını vermiştir. Mahkeme, temyiz itirazlarını reddederek kararın bozulmasına karar vererek, sanığın alıkoyma ve tehdit suçlarından sorumsuz bulunmasını onaylamıştır.
Irza tasaddi, reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma ve şartlı tehdit suçlarından sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda; mağdurlar ... ve ...’a yönelik reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan beraetine, müşteki ...’a yönelik tehdit ve mağdur ...’a yönelik ırza tasaddi ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından mahkümiyetine dair, Bursa 8. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 19.10.2006 gün ve 2005/590 Esas, 2006/1118 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında katılan-mağdurlar ... ve ...’a yönelik reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan beraet hükümleri ile katılan-mağdur ...’a yönelik ırza tasaddi suçundan kurulan mahkümiyet hükmünün incelenmesinde;
Sanığın mağdurlar ... ve ...’a yönelik eylemlerinde şehvet hissi ve alıkoyma kastıyla hareket ettiğine dair dosya kapsamında delil bulunmadığı gözetilerek tebliğnamade adı geçen mağdurlara yönelik eylemleri nedeniyle sanığın 765 sayılı TCK.nun 430/1. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği yönündeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Müşteki ... ...’a yönelik tehdit suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığın müşteki ... ...’a yönelik eylemi nedeniyle tehdit suçundan kurulan hükmün alıkoyma suçunun unsurlarına dönük olmadığı, sanığın bu yöndeki eyleminin mağdurunun müşteki ... olduğu ve alıkoyma eyleminin gerçekleştirilmesi amacına yönelen bir nitelik taşımadığı anlaşıldığından tebliğnamade bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilememesi,
Katılan-mağdur ...’a yönelik reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan mahkümiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Sanığın yaşı küçük olan mağduru Mit mensubu olduğunu söyleyerek hile ile ilgisini çekmek suretiyle evine götürdüğü ve tehdit içeren sözler söyleyip şehvet amacı ile hareket ettiğinin anlaşılması karşısında; eyleminin 765 sayılı TCK.nun 430/1 ve 5237 sayılı TCK.nun 109/2, 3-f, 5. maddeleri kapsamında kalan suçu oluşturduğu, buna göre 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine uygun olarak karşılaştırma yapılıp lehe yasa hükümleri tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden isabetsiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesi uyarınca mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilememesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sanık hakkında katılan-mağdurlar ... ve ...’a yönelik reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan beraet hükümleri ile katılan-mağdur ...’a yönelik ırza tasaddi suçundan kurulan mahkümiyet hükmünün incelenmesinde;
Sanığın mağdurlar ... ve ...’a yönelik eylemlerinde şehvet hissi ve alıkoyma kastıyla hareket ettiğine dair dosya kapsamında delil bulunmadığı gözetilerek tebliğnamade adı geçen mağdurlara yönelik eylemleri nedeniyle sanığın 765 sayılı TCK.nun 430/1. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği yönündeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Müşteki ... ...’a yönelik tehdit suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığın müşteki ... ...’a yönelik eylemi nedeniyle tehdit suçundan kurulan hükmün alıkoyma suçunun unsurlarına dönük olmadığı, sanığın bu yöndeki eyleminin mağdurunun müşteki ... olduğu ve alıkoyma eyleminin gerçekleştirilmesi amacına yönelen bir nitelik taşımadığı anlaşıldığından tebliğnamade bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilememesi,
Katılan-mağdur ...’a yönelik reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan mahkümiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Sanığın yaşı küçük olan mağduru Mit mensubu olduğunu söyleyerek hile ile ilgisini çekmek suretiyle evine götürdüğü ve tehdit içeren sözler söyleyip şehvet amacı ile hareket ettiğinin anlaşılması karşısında; eyleminin 765 sayılı TCK.nun 430/1 ve 5237 sayılı TCK.nun 109/2, 3-f, 5. maddeleri kapsamında kalan suçu oluşturduğu, buna göre 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine uygun olarak karşılaştırma yapılıp lehe yasa hükümleri tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden isabetsiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesi uyarınca mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilememesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.