Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2007/8067 K.2010/9626
Özet: Uyuşmazlık, sanığın fuhşa teşvik suçundan yargılanması ve 09.11.2005 tarihli kararının zamanaşımı nedeniyle bozulup kamu davasının düşmesiyle ilgiliydi. Mahkeme, 10.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karara vararak 765 sayılı TCK’nın 102/4 maddesi uyarınca 5 yıllık asli zamanaşımına göre kararın bozulmasını ve kamu davasının düşmesini hükmedmiştir.
Fuhşa teşvik suçundan sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda; mahkümiyetine dair, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 09.11.2005 gün ve 2005/592 Esas, 2005/756 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
CGK.nun 07.11.2006 gün ve 2006/213-229 sayılı kararında ayrıntısı açıklandığı üzere; CMK.nun 24/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri ile 1412 sayılı CMUK.nun 268/4. maddesi gereğince kararda başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde CMK.nun 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, 09.11.2005 günlü kararda ise başvuru şekli ile hükmün sanık ile müdafiin yüzüne karşı verilmesi nedeniyle başvuru süresinin tefhimden itibaren başlayacağı gösterilmeyerek usul hükümlerine aykırı davranıldığı, bu itibarla sanık müdafiin de temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla tebliğnamede süre yönünden red öneren düşünceye iştirak edilmeyerek istemin kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığa isnat olunan suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde belirlenen 5 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, kararın verildiği 09.11.2005 tarihiyle inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasanın 322. ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 10.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
CGK.nun 07.11.2006 gün ve 2006/213-229 sayılı kararında ayrıntısı açıklandığı üzere; CMK.nun 24/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri ile 1412 sayılı CMUK.nun 268/4. maddesi gereğince kararda başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde CMK.nun 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, 09.11.2005 günlü kararda ise başvuru şekli ile hükmün sanık ile müdafiin yüzüne karşı verilmesi nedeniyle başvuru süresinin tefhimden itibaren başlayacağı gösterilmeyerek usul hükümlerine aykırı davranıldığı, bu itibarla sanık müdafiin de temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla tebliğnamede süre yönünden red öneren düşünceye iştirak edilmeyerek istemin kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığa isnat olunan suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde belirlenen 5 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, kararın verildiği 09.11.2005 tarihiyle inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasanın 322. ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 10.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.