Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2007/7512 K.2011/24607
Nitelikli zimmet suçundan sanık ...’in bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 07.02.2006 gün ve 2005/101 Esas, 2006/18 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Kırşehir Kahveciler Otelciler ve Fırıncılar Odası yönetim kurulu başkanı olan sanığın, söz konusu odada geçici olarak çalışan ... ve ... ’na gerçekte yapılmadığı halde kömür yardımı yapılmışçasına düzenlenmiş gider pusulalarını ilgililere imzalatarak ve kendi evi için aldığı inşaat malzemelerini Oda adına fatura ettirip kayıtlara intikal ettirerek fiilin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla zimmet suçunu işlediği, başka bir suçla ilgili olarak yapılan teftiş sırasında diğer yönetim kurulu üyelerinin harcamalarla ilgili olarak da inceleme yapılmasını müfettişten talep etmeleri üzerine dinlenen tanık beyanları ve yapılan daire dışı araştırmalarla eylemlerin ortaya çıktığının anlaşılması karşısında, sanığın basit zimmet suçundan cezalandırılması gerektiğine dair tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiş; suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma
yapılmaksızın CMUK.nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan hak yoksunluklarına ilişkin bölümün çıkarılarak yerine “5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kırşehir Kahveciler Otelciler ve Fırıncılar Odası yönetim kurulu başkanı olan sanığın, söz konusu odada geçici olarak çalışan ... ve ... ’na gerçekte yapılmadığı halde kömür yardımı yapılmışçasına düzenlenmiş gider pusulalarını ilgililere imzalatarak ve kendi evi için aldığı inşaat malzemelerini Oda adına fatura ettirip kayıtlara intikal ettirerek fiilin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla zimmet suçunu işlediği, başka bir suçla ilgili olarak yapılan teftiş sırasında diğer yönetim kurulu üyelerinin harcamalarla ilgili olarak da inceleme yapılmasını müfettişten talep etmeleri üzerine dinlenen tanık beyanları ve yapılan daire dışı araştırmalarla eylemlerin ortaya çıktığının anlaşılması karşısında, sanığın basit zimmet suçundan cezalandırılması gerektiğine dair tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiş; suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma
yapılmaksızın CMUK.nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan hak yoksunluklarına ilişkin bölümün çıkarılarak yerine “5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.