Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2007/14331 K.2011/21966
Özet: (1) Sanığın, Türk Yolları A.O.’nda kargo memuru olarak görev yaparken navlun bedeli tahsil yetkisi olmamasına rağmen 10 kap eşyanın gümrüğe beyan edilmeden ve navlun bedeli ödenmeden Almaata gönderilmesini sağladığı ve sahte konşimento belgeleri düzenlediği iddia edilen nitelikli zimmet suçundan uyuşmazlık. (2) Mahkeme, sanığın eylemlerinin kamu kurumuna karşı dolandırıcılık ve görevi sırasında resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğunu belirterek 5320 sayılı Kanun ve CMUK hükümleri çerçevesinde hükmü bozulmasına karar verdi.
Nitelikli zimmet suçundan sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda; basit zimmet suçundan mahkümiyetine dair, ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28/12/2005 gün ve 1997/685 Esas, 2005/291 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 12/02/2008 gün ve 2007/9-230 Esas, 2008/23 sayılı Kararına ve sanığa tayin edilen cezanın miktarına göre sanık müdafiin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 318. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Suç tarihi itibariyle kamu kurumu niteliği taşıyan Türk ... Yolları A.O.'nda kargo memuru (... şef vekili) olarak görev yapan sanığın navlun bedeli tahsil yetkisi bulunmadığı toplam 10 kap eşyanın gümrüğe beyan edilmeden ve navlun bedeli ödenmeden Almaata'ya (Almaty) gönderilmesini sağladığı ve bunu gizlemeye yönelik olarak da sahte konşimento belgeleri düzenlediği dava konusu somut olayda, sanığın navlun bedeli üzerinde koruma ve gözetim sorumluluğundan da söz edilemeyeceği gözetilerek; sahte belgelerin iğfal kabiliyetlerinin olup olmadıklarının tespitiyle, iğfal kabiliyetlerinin olması durumunda eylemlerinin kamu kurumuna karşı dolandırıcılık ve görevi sırasında zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik suçlarını, iğfal kabiliyetlerinin olmaması durumunda ise, eylemlerinin kamu kurumuna karşı dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bunu da kapsayacak biçimde hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar 53/1. maddede yer alan bütün haklardan ve bunları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 13/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 12/02/2008 gün ve 2007/9-230 Esas, 2008/23 sayılı Kararına ve sanığa tayin edilen cezanın miktarına göre sanık müdafiin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 318. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Suç tarihi itibariyle kamu kurumu niteliği taşıyan Türk ... Yolları A.O.'nda kargo memuru (... şef vekili) olarak görev yapan sanığın navlun bedeli tahsil yetkisi bulunmadığı toplam 10 kap eşyanın gümrüğe beyan edilmeden ve navlun bedeli ödenmeden Almaata'ya (Almaty) gönderilmesini sağladığı ve bunu gizlemeye yönelik olarak da sahte konşimento belgeleri düzenlediği dava konusu somut olayda, sanığın navlun bedeli üzerinde koruma ve gözetim sorumluluğundan da söz edilemeyeceği gözetilerek; sahte belgelerin iğfal kabiliyetlerinin olup olmadıklarının tespitiyle, iğfal kabiliyetlerinin olması durumunda eylemlerinin kamu kurumuna karşı dolandırıcılık ve görevi sırasında zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik suçlarını, iğfal kabiliyetlerinin olmaması durumunda ise, eylemlerinin kamu kurumuna karşı dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bunu da kapsayacak biçimde hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar 53/1. maddede yer alan bütün haklardan ve bunları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 13/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.