‹ Ana sayfa
Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2006/437 K.2010/679

Esas No: 2006/437 · Karar No: 2010/679 · Karar Tarihi: 08.02.2010
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların nitelikli zimmet görevi ihmal, nitelikli dolandırıcılık, zimmete sebebiyet verme ve cürüm delillerini yok etme suçlarından yargılanmasıyla ilgili zamanaşımı ve hükümlerin bozulması konusundaki itirazlardan oluşmaktadır. Mahkeme, 5237 sayılı TCK’nın 7/2 maddesi ve 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesine göre hükümlerin zamanaşımı nedeniyle bozulmasına karar vererek davaları düşürmüştür.
Nitelikli zimmet görevi ihmal, nitelikli dolandırıcılık, zimmete sebebiyet verme ve cürüm delillerini yok etme suçundan sanıklar ..., ..., ..., ... ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ... ... ve ...’in yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...'in görevi kötüye kullanma ve zimmete sebebiyet verme, sanık ...'nin ise basit zimmet suçundan mahkümiyetlerine, diğer sanıkların beraetlerine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.11.2004 gün ve 2000/160 Esas, 2004/246 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili ile sanıklar ... ve ... müdafiileri taraflarından istenilmiş, sanıklar ... ve ... yönünden incelemenin duruşmalı yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle, sanık ... müdafiin duruşmalı inceleme talebinin, sanığa tayin olunan cezanın tür ve miktarı nazara alınarak 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek, 27.09.2006 Çarşamba saat 14.00'e duruşma günü tayin olunarak sanık ... müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.

Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C. Savcılarından ... ... hazır olduğu halde oturum açıldı.

Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunulmadığı anlaşılmakla Yargıtay C. Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.

Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.

Sanıklar ..., ... ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ... ... ve ...'e isnat olunan görevi ihmal, nitelikli dolandırıcılık, zimmete sebebiyet verme ve cürüm delilerini yok etme suçlarına öngörülen cezaların üst sınırı itibarıyla 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde belirtilen 5 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, sanıkların mahkemece sorgularının yapıldığı 25.12.2001 tarihinden itibaren zamanaşımını kesen bir işlemin olmadığı, inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanıklar ... ve ... haklarında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinde “zaman bakımından uygulama” 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, “lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul” kurallarının düzenlenmesi, ayrıca 5252 sayılı Kanunun 12. maddesi ile 765 sayılı Türk Ceza Kanununun yürürlükten kaldırılması,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve bu Kanunların hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında; 5237 sayılı Kanunun 7. ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca, sanıkların hukuki durumunun 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri de nazara alınıp, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan esası incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca tebliğname gibi BOZULMASINA, 08.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?