Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/7834 K.2012/25874
Özet: (1) Uyuşmazlık, belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi olmayan bir yapının izinsiz yapılması nedeniyle “İmar kirliliğine neden olma” suçundan dolayı verilen mahkumiyet kararıdır. (2) Mahkeme, kararın hatalı olduğunu belirterek hükmü bozmuş ve dosyayı esas/hüküm mahkemesine göndermeye karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) TCK'nın 184/4 maddesinin; "Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır" hükmü karşısında, suça konu kaçak yapının, belediye sınırları veya mücavir alan ya da özel imar rejimine tabi yerler içinde kalıp kalmadığının ilgili belediyeden sorularak açıklığa kavuşturulması, mücavir alanda kaldığı takdirde atılı suçun oluşmayacağı da gözetilip, iddianameye konu yapının ne zaman yapıldığı tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
2-) Kabule göre de;
CMK'nın 231/6-c maddesi hükmünün, sanığın mağdur veya kamuya verdiği maddi zararın karşılığı olan paranın ödenmesini gerektiren somut olaylarda uygulanabileceği, oysa dosyadaki bilgi ve belgelere göre babasından kalan taşınmaz üzerine ruhsat almadan bina yapan, sanığın eyleminde mahkemece saptanmış ve sanık tarafından ödenmesi gereken somut, maddi bir kamu zararı bulunmadığı, TCK'nın 184/5. maddesinde yer alan etkin pişmanlık ve CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağının, birbirinden bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, adli sicil belgesinde silinme koşulları geçekleşmiş sabıkası bulunan sanık hakkında "imara aykırılığı gidermediği" biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile anılan Yasa maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...'nün temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) TCK'nın 184/4 maddesinin; "Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır" hükmü karşısında, suça konu kaçak yapının, belediye sınırları veya mücavir alan ya da özel imar rejimine tabi yerler içinde kalıp kalmadığının ilgili belediyeden sorularak açıklığa kavuşturulması, mücavir alanda kaldığı takdirde atılı suçun oluşmayacağı da gözetilip, iddianameye konu yapının ne zaman yapıldığı tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
2-) Kabule göre de;
CMK'nın 231/6-c maddesi hükmünün, sanığın mağdur veya kamuya verdiği maddi zararın karşılığı olan paranın ödenmesini gerektiren somut olaylarda uygulanabileceği, oysa dosyadaki bilgi ve belgelere göre babasından kalan taşınmaz üzerine ruhsat almadan bina yapan, sanığın eyleminde mahkemece saptanmış ve sanık tarafından ödenmesi gereken somut, maddi bir kamu zararı bulunmadığı, TCK'nın 184/5. maddesinde yer alan etkin pişmanlık ve CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağının, birbirinden bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, adli sicil belgesinde silinme koşulları geçekleşmiş sabıkası bulunan sanık hakkında "imara aykırılığı gidermediği" biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile anılan Yasa maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...'nün temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.