‹ Ana sayfa
Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/4989 K.2012/5631

Esas No: 2012/4989 · Karar No: 2012/5631 · Karar Tarihi: 12.03.2012
Özet: Uyuşmazlık konusu, geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal ve şartlı tehdit suçlarından sanığın cezai ehliyetinin olup olmadığıdır; mahkeme, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 46. maddesi uyarınca sanığın cezai ehliyeti olmadığını belirterek ceza tertibine yer olmadığını, ancak akıl hastası için güvenlik tedbirleri kapsamında sağlık kurulu raporuyla kontrol ve tedaviye karar vererek kararı bozmuştur.
Geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal ve şartlı tehdit suçlarından sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda sanığın cezai ehliyetinin olmadığı anlaşıldığından 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 46. maddesi gereğince sanık hakkında ceza tertibine yer olmadığına, sanığın 6'şar aylık ara ile 2 sene müddetle en yakın ruh ve sinir hastalıkları hastanesine şevki ile kontrol ve tedavi edilmesine dair Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/12/2009 tarihli ve 2009/726 esas, 2009/1119 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 21.11.2011 gün ve 2011/58905 sayılı yazısı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.01.2012 gün ve 2011/388164 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında "Dosya kapsamına göre; Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 13.05.2009 tarih ve 2007/11899 esas, 2009/9267 karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, anılan ilamda sanık yararına olduğu belirtilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32. ve 57. maddelerinin uygulanması yerine, sanık aleyhine sonuç doğuracak biçimde 765 sayılı Kanunun 46. maddesi hükümlerinin uygulanmasında isabet görülmemiştir." denilmektedir.

Gereği görüşüldü;
5237 sayılı Yasa'nın 57. maddesinde akıl hastalarına uygulanacak güvenlik tedbirleri yönünden, mahkemeye doğrudan süre belirleme yetkisi verilmediği, aynı maddenin 3. fıkrasında "Sağlık kumlu raporunda, akıl hastalığının ve işlenen fiilin niteliğine göre, güvenlik bakımından kişinin tıbbi kontrol ve takibinin gerekip gerekmediği, gerekiyor ise bunun süre ve aralıkları belirtilir." biçimindeki düzenlemeyle tedavi süresinin sağlık kurulu raporuyla belirleneceği öngörülmüştür.

İncelenen dosyada., Dairemizin 13.05.2009 tarih ve 2007/11899 esas, 2009/9267 karar sayılı bozma ilamında sanık yararına olan 5237 sayılı TCY'nın 32. ve 57. maddelerinin uygulanması gerektiğinin belirtilmesine ve bozma ilamına uyulmasına karşın, aleyhe sonuç doğuracak biçimde 765 sayılı TCY'nm 46. maddesi uyarınca akıl hastası sanık hakkında süresi belirtilerek kontrol ve tedaviye hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu anlaşılmaktadır.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, yukarıda belirtilen nedenlerle yerinde görüldüğünden, Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesince verilen, 29.12.2009 gün 2009/726-1119 sayılı kararın, C.Y.Y.'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasa maddesin in 4-d fıkrası gereğince, bozma nedenine göre uygulama yapılarak,
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 32. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, anılan yasanın 57/1 -2-3-4-5 madde ve fıkraları uyarınca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına, karardaki öbür hususların olduğu gibi bırakılmasına 12.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?