‹ Ana sayfa
Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/4975 K.2012/4139

Esas No: 2012/4975 · Karar No: 2012/4139 · Karar Tarihi: 29.02.2012
Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 289/1, 62,52/2,50. maddeleri uyarınca 740,00 Türk lirası ve20 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Nizip Sulh Ceza Mahkemesinin 01/11/2010 tarihli ve 2009/577 esas, 2010/998 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 20/10/2011 gün ve 2011/16426/65278 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/02/2012 gün ve 2012/34 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi
İstem yazısında "Yedieminlik kurumunun yediemine yalnızca kendisine teslim edilen hacizli malı saklama ve iade etme yükümlülüğü yüklediği, yedieminin satış yerine götürme yükümlülüğünün bulunmadığı, sırf hacizli malın satış yerine götürülmemesinin suçun maddi öğesini oluşturmaması karsısında, atılı suçun da oluşmayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
Muhafaza görevini kötüye kullanma suçu, fail açısından yapılan sınıflandırmaya göre özgü bir suçtur. Bu suç ancak yasal düzenlemede belirtilen hukuki ve fiili nitelikleri taşıyan kişiler tarafından işlenebilir. Özgü suçların failleri belirli bir yükümlülük altında bulunmaktadır. Bu nedenle özgü suçlar doktrinde yükümlülük suçları olarak da adlandırılmaktadır. 5237 sayılı T.C.Y.'nın 289. maddesinde düzenlenen muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun faili, kendisine rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle el konulmuş malın resmen teslim edildiği kişidir. Hukuk uygulamasında bu kişiler yediemin olarak anılmaktadır. Yedieminin, suçun yapısı ve görevlendirilmesinin dayanağını oluşturan ilgili yasalardan kaynaklanan bazı yükümlülükleri vardır. İcra ve İflas Yasası hükümleri uyarınca yürütülen takipler nedeniyle gerçekleştirilen haciz işlemi sırasında yediemin olarak görevlendirilen kişinin. İ.İ.Y.'nın 88. ve 358. ile halen yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Yasasının 468. maddeleri içeriğinden saptanan yükümlülükleri şunlardır: 1) Kendisine resmen teslim edilen malı/malları saklamak, korumak ve olduğu gibi (aynen) bırakmak. 2) Resmen teslim işlemini gerçekleştiren yetkili organ istediğinde hacizli malı kendisine teslim edilen yerde geri vermek veya hazır etmek. Belirtilen yükümlülükler aynı zamanda T.C.Y.'nın 289. maddesinde öngörülen teslim amacını oluşturmaktadır. Bu açıklamalar karşısında, yediemin sanıktan hacizli malı icra dairesi tarafından belirlenen satış yerine götürmesinin beklenmesi ve satış yerine götürmeme biçimindeki ihmali davranışın teslim amacı dışında bir tasarruf olarak değerlendirilmesi olanaklı değildir. İncelenen dosyada yer alan iddianameye göre sanık hakkında icra takibi sırasında haczedilip kendisine yediemin olarak teslim edilen hacizli malları yapılan tebligata karşın satış yerine getirmeyerek muhafaza görevini kötüye kullandığı iddiasıyla kamu davası açıldığı görülmektedir. Dosyada bulunan haciz tutanağı, satış kararı, açık artırma şartnamesi, artırma ilanı ve birinci artırma tutanağına göre hacizli malların yediemine teslim edildiği yer ile icra dairesince satışın yapılmasına karar verilen yer farklıdır. İcra dairesince sanığa muhtıra gönderilerek hacizli malları belirlenen satış yerine getirmesi istenmiştir.
Yukarıdaki paragrafta belirtilen açıklamaya göre, yediemin sanığın hacizli malları satış yerine götürmemesi, teslim amacı dışında bir tasarruf olarak değerlendirilemeyecektir. Mahkemece, suçun maddi unsurunun oluşmadığı gözetilmeden kurulan mahkumiyet hükmünün, hukuka aykırı olduğu anlaşılmaktadır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık ... hakkında Nizip Sulh Ceza Mahkemesince verilen 01/11/2010 tarihli ve 2009/577 esas, 2010/998 sayılı kararının, C.Y.Y.'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, hükümdeki hukuka aykırılık sanığa verilen cezanın kaldırılmasını gerektirmekle, anılan yasa maddesinin 4-d fıkrası gereğince, sanığın, muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan BERAATİNE, 29/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?