‹ Ana sayfa
Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/4682 K.2012/9516

Esas No: 2012/4682 · Karar No: 2012/9516 · Karar Tarihi: 18.04.2012
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olmak

**HÜKÜM:** Hükümlülük

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) T.C.Y.'nın 184/4 maddesinin; "Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır" hükmü ve mimar bilirkişinin ruhsatsız binanın belediye mücavir alan sınırları içerisinde kaldığına ilişkin görüşü karşısında, suça konu kaçak yapının, belediye sınırları veya mücavir alan ya da özel imar rejimine tabi yerler içinde kalıp kalmadığının ilgili belediyeden sorularak açıklığa kavuşturulması, mücavir alanda kaldığı takdirde atılı suçun oluşmayacağı da gözetilip, tüm kanıtlar birlikte değerlendirildikten sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik soruşturma ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
2) 5271 sayılı C.Y.Y.'nın 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5 maddesi uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. Anılan maddenin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramından, Y.C.G.K.'nın 03.02.2009 gün ve 2008/250-2009/13 sayılı kararında belirtildiği üzere, yalnızca basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların anlaşılması gerekmektedir. Anılan zarar, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olup manevi nitelikte zararı kapsamamaktadır.
Y.C.G.K.'nın yukarıda belirtilen kararına göre yalnızca ruhsatsız bina yapılmış olmasının kamu zararı olarak kabul edilmesi olanaksızdır. Bu eylem nedeniyle kamunun uğradığı somut maddi bir zararın da bulunması gerekir. Dosya içerisindeki belgeler incelendiğinde bu nitelikte bir zararın varlığı ileri sürülmediği gibi mahkemece kararın gerekçesine yansıtılmış bir maddi zarar da yoktur.
Öte yandan T.C.Y.'nın 184/5 maddesinde yer alan etkin pişmanlık ve C.Y.Y.'nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulama olanağının, birbirinden bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Biri diğerinin ön koşulu sayılamayacağı gibi uygulanmasına engel de oluşturmamaktadır.
Mahkemece, yapının sanık tarafından ruhsata uygun hale getirilmemesinden dolayı kamunun uğradığı zararın giderilmediği biçimindeki gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3) Ruhsatsız binanın hükümden sonra yıkıldığına dair kamu görevlilerince düzenlenen 17.08.2009 tarihli tutanak içeriğine göre, sanık hakkında T.C.Y.'nın 184/5 maddesinin uygulama olanağının tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'nin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesinden başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18.04.2012 tarih karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?