Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/30816 K.2014/23466
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 31 Ocak 2005 tarihli iftira suçu için verilen mahkumiyet kararını 5271 sayılı CMK’nin 223. maddesine göre tebliğnameye aykırı olarak ve olağanüstü dava zamanaşımı kapsamında temyiz edilince, temyiz isteği reddedilip kararın aynı şekilde onaylanmasını, yani mahkumiyetin kabulünü, imha edilmediğini, onayladığını karar verir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: İftira
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre bozma kararından önce verilen hükmü temyiz etmeyen ... hakkında kesinleşmiş bulunan hükme rağmen bozma kararından sonra yapılan yargılamada CMK’nın 231. maddesinin tartışılmasının uyarlama yargılaması niteliğinde olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü:
1-Niteliğine göre kesinleşmiş hükümle ilgili olarak CMK’nın 231. maddesi yönünden verilen uyarlama kararına karşı 5275 sayılı Kanun'un 101/3. maddesi uyarınca yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, hükümlü ...'ın tebliğnameye aykırı olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2-Sanık ...'a yükletilen iftira suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Suçların oluştuğu 31.01.2005 tarihine göre temyiz süreci içinde sanık yararına olan 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşıldığından, sanık ...'ın temyiz nedenleri bu sebeple yerinde bulunmakla 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak KAMU DAVALARININ DÜŞMESİNE, 01.07.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: İftira
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre bozma kararından önce verilen hükmü temyiz etmeyen ... hakkında kesinleşmiş bulunan hükme rağmen bozma kararından sonra yapılan yargılamada CMK’nın 231. maddesinin tartışılmasının uyarlama yargılaması niteliğinde olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü:
1-Niteliğine göre kesinleşmiş hükümle ilgili olarak CMK’nın 231. maddesi yönünden verilen uyarlama kararına karşı 5275 sayılı Kanun'un 101/3. maddesi uyarınca yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, hükümlü ...'ın tebliğnameye aykırı olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2-Sanık ...'a yükletilen iftira suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Suçların oluştuğu 31.01.2005 tarihine göre temyiz süreci içinde sanık yararına olan 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşıldığından, sanık ...'ın temyiz nedenleri bu sebeple yerinde bulunmakla 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak KAMU DAVALARININ DÜŞMESİNE, 01.07.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.