Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/274 K.2012/25677
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın ruhsatsız olarak bodrum katına ara duvarlar örerek pencereler açıp konut haline getirmesi nedeniyle imar kirliliğine neden olma suçundan mahkum edilmesidir; Asliye Ceza Mahkemesi, temyiz başvurusunu reddederek sanığın mahkumiyet kararını bozmamış ve kararı sürdürmüştür.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Mühür bozma suçundan verilen kararın niteliğine göre karara karşı yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun mahallinde bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, sanık ...'in tebliğnameye aykırı olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2-İmar kirliliğine neden olma suçundan hükümlülük kararının incelenmesinde ise;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-3194 sayılı İmar Kanunu'nun binayı tanımlayan 5. maddesi ve imar kirliliğine neden olma suçunu düzenleyen 5237 sayılı TCK'nın 184. maddesi dikkate alındığında, suç olarak kabul edilen eylem, yapı ruhsatiyesi almadan veya ruhsata aykırı olarak "bina" yapmak ya da yaptırmaktır. İmar Kanunana aykırı olan ve ruhsat gerektiren imalatlar, idari yaptırım kapsamına girse bile, bina niteliğinde olmadığı sürece suç teşkil ettiği kabul edilemez.
Yargılamaya konu somut olayda; binanın projesinde depo olan bodrum katına ara duvarlar örerek pencereler açmak suretiyle konut haline getirmekten ibaret eylemin, bina yapma niteliğinde olmadığı, dolayısıyla suç teşkil etmediği gözetilmeden hükümlülük kararı verilmesi,
b-Kabule göre de; sanığa yüklenen kendi taşınmazı üzerine ruhsatsız olarak bina yapması suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunun kişilere ve kamu idaresine karşı doğrudan bir zarara yol açtığının kanıtlanmamış bulunması ve ruhsatsız yapının eski hale getirilmesinin ise ancak TCK'nın 184/5. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması bakımından gözetilebilecek olması karşısında, TCK'nın 184/5. maddesinde yer alan etkin pişmanlık ve CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağının, birbirinden bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, "suçtan önceki veya imara uygun hale getirilmediği" biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Mühür bozma suçundan verilen kararın niteliğine göre karara karşı yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun mahallinde bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, sanık ...'in tebliğnameye aykırı olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2-İmar kirliliğine neden olma suçundan hükümlülük kararının incelenmesinde ise;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-3194 sayılı İmar Kanunu'nun binayı tanımlayan 5. maddesi ve imar kirliliğine neden olma suçunu düzenleyen 5237 sayılı TCK'nın 184. maddesi dikkate alındığında, suç olarak kabul edilen eylem, yapı ruhsatiyesi almadan veya ruhsata aykırı olarak "bina" yapmak ya da yaptırmaktır. İmar Kanunana aykırı olan ve ruhsat gerektiren imalatlar, idari yaptırım kapsamına girse bile, bina niteliğinde olmadığı sürece suç teşkil ettiği kabul edilemez.
Yargılamaya konu somut olayda; binanın projesinde depo olan bodrum katına ara duvarlar örerek pencereler açmak suretiyle konut haline getirmekten ibaret eylemin, bina yapma niteliğinde olmadığı, dolayısıyla suç teşkil etmediği gözetilmeden hükümlülük kararı verilmesi,
b-Kabule göre de; sanığa yüklenen kendi taşınmazı üzerine ruhsatsız olarak bina yapması suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunun kişilere ve kamu idaresine karşı doğrudan bir zarara yol açtığının kanıtlanmamış bulunması ve ruhsatsız yapının eski hale getirilmesinin ise ancak TCK'nın 184/5. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması bakımından gözetilebilecek olması karşısında, TCK'nın 184/5. maddesinde yer alan etkin pişmanlık ve CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağının, birbirinden bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, "suçtan önceki veya imara uygun hale getirilmediği" biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.