Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/2523 K.2012/3894
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: İmar kirliliğine neden olmak
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın yüzüne karşı verilen kararda kanun yolu başvuru şekli, mercii ve süresinin yasaya uygun şekilde gösterildiği halde tefhim tarihinden itibaren üç yıldan fazla süre geçtikten sonra kararı temyiz etmiş bulunduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Temyiz süresinin geçmesi, nedeniyle Yerel Mahkemenin temyiz isteğinin reddine ilişkin karara karşı yapılan itirazın, tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE, yerel mahkemenin redde ilişkin kararının ONANMASINA, 27.02.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(K)
KARŞI OY:
Sanığın yüzüne karşı verilen hükmün temyiz süresinin hangi tarihten başlayacağı hususu açıklanmadığından temyiz süresi başlamamıştır. Yasa yolu ve süresinin belirtilmesi (Anayasa, m.40/2; 5271, m.34/2, 232/6) kavramı, sürenin ne zaman başlayacağının da açıkça belirtilmesini zorunlu kılmaktadır.
Diğer yönden, kararda, “temyizi kabil olmak üzere” ve “temyiz yolu anlatıldı” denmekle beraber, yasa yolu “şekilleri”nin neler olduğu hususunda da denetime olanak verilmemiştir. Özellikle müdafiisiz devam eden yargılamada, yasa yolu süresinin başlama tarihi ile temyiz “şekilleri”nin açıkça belirtilmemesi, hakkın yararlananı yönünden tereddüde sebebiyet vermiştir. Buna karşın, tereddüdün giderilebilmesi bakımından kararın yasa yolu şekilleri ve sürenin başlangıcını gösteren bir tebligat da yapılmamıştır.
Tüm bu nedenlerle, temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulüyle, temyiz incelemesi yapılması gerektiği görüşüyle yüksek çoğunluk kararına iştirak edilmemiştir.
SUÇ: İmar kirliliğine neden olmak
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın yüzüne karşı verilen kararda kanun yolu başvuru şekli, mercii ve süresinin yasaya uygun şekilde gösterildiği halde tefhim tarihinden itibaren üç yıldan fazla süre geçtikten sonra kararı temyiz etmiş bulunduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Temyiz süresinin geçmesi, nedeniyle Yerel Mahkemenin temyiz isteğinin reddine ilişkin karara karşı yapılan itirazın, tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE, yerel mahkemenin redde ilişkin kararının ONANMASINA, 27.02.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(K)
KARŞI OY:
Sanığın yüzüne karşı verilen hükmün temyiz süresinin hangi tarihten başlayacağı hususu açıklanmadığından temyiz süresi başlamamıştır. Yasa yolu ve süresinin belirtilmesi (Anayasa, m.40/2; 5271, m.34/2, 232/6) kavramı, sürenin ne zaman başlayacağının da açıkça belirtilmesini zorunlu kılmaktadır.
Diğer yönden, kararda, “temyizi kabil olmak üzere” ve “temyiz yolu anlatıldı” denmekle beraber, yasa yolu “şekilleri”nin neler olduğu hususunda da denetime olanak verilmemiştir. Özellikle müdafiisiz devam eden yargılamada, yasa yolu süresinin başlama tarihi ile temyiz “şekilleri”nin açıkça belirtilmemesi, hakkın yararlananı yönünden tereddüde sebebiyet vermiştir. Buna karşın, tereddüdün giderilebilmesi bakımından kararın yasa yolu şekilleri ve sürenin başlangıcını gösteren bir tebligat da yapılmamıştır.
Tüm bu nedenlerle, temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulüyle, temyiz incelemesi yapılması gerektiği görüşüyle yüksek çoğunluk kararına iştirak edilmemiştir.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.