Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/21096 K.2012/28173
Özet: (1) Sanık, ruhsatlı bir binada yapılan tadilat sırasında bina taşıyıcı sistemine zarar vermeden, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesine göre “imarlık kirliliğine neden olma” suçunu işledi; (2) Asliye Ceza Mahkemesi, bu suçu TCK’nın 184/1 ve 184/5 maddeleriyle değil, 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamında değerlendirerek sanığı mahkum etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Daha önceden ruhsat alınarak yapılan bina içerisinde, binanın taşıyıcı sistemine zarar vermeyecek şekilde tadilat yapmanın TCK'nın 184/1. maddesinde düzenlenen suç kapsamında değerlendirilemeyeceği, sanığın eyleminin 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekeceği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabule göre de;
CMK'nın 231/6-c fıkrasında belirtilen zarar kavramından, YCGK'nın 3.2.2009 gün ve 2008/250-2009/13 sayılı kararında belirtildiği üzere, yalnızca basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların anlaşılması gerekmektedir. Anılan zarar, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olup manevi nitelikte zararı kapsamamaktadır.
İmar kirliliğine neden olma suçunun, kişilere veya kamu idaresine karşı doğrudan maddi bir zarara yol açmadığı, ruhsatsız yapının yıkılarak eski hale getirmenin ise TCK'nın 184/5. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık nedeniyle davanın düşürülmesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, sabıkasız olan sanık hakkında “inşaatı yıkarak eski hale getirmediği ve kamunun zararını gidermediği” biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Daha önceden ruhsat alınarak yapılan bina içerisinde, binanın taşıyıcı sistemine zarar vermeyecek şekilde tadilat yapmanın TCK'nın 184/1. maddesinde düzenlenen suç kapsamında değerlendirilemeyeceği, sanığın eyleminin 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekeceği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabule göre de;
CMK'nın 231/6-c fıkrasında belirtilen zarar kavramından, YCGK'nın 3.2.2009 gün ve 2008/250-2009/13 sayılı kararında belirtildiği üzere, yalnızca basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların anlaşılması gerekmektedir. Anılan zarar, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olup manevi nitelikte zararı kapsamamaktadır.
İmar kirliliğine neden olma suçunun, kişilere veya kamu idaresine karşı doğrudan maddi bir zarara yol açmadığı, ruhsatsız yapının yıkılarak eski hale getirmenin ise TCK'nın 184/5. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık nedeniyle davanın düşürülmesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, sabıkasız olan sanık hakkında “inşaatı yıkarak eski hale getirmediği ve kamunun zararını gidermediği” biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.