Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/18762 K.2012/28545
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın, yapı ruhsatı alınmadan veya ruhsata aykırı olarak kurduğu 5 metre yüksekliğinde, sadece önü açık, 70 m² alanı kaplayan ve meyve‑sebze kasaları istifleyerek “eşyaların korunmasına yarayan” bir yapı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 184. maddesi uyarınca imar kirliliğine neden olma suçundan hüküm giyip beraat edilmesiyle ilgili temyiz başvurusu. Mahkeme, temyizin reddi gerekçelerini inceleyerek, yapının bina niteliğinde olmadığına dair bilirkişi raporunu dikkate alarak sanığın beraatini ve kararın bozulmamasını hükme bağladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-TCK'nın 184/1. maddesinde "yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran" kişilerin cezalandırılması düzenlenmiş olup, 3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde bina "kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır." şeklinde tanımlanmıştır.
Somut olayda; 5 metre yüksekliğinde, demir profil taşıyıcı sistemi olan, üzeri, arkası ve yanları kapalı, sadece önü açık 70 metre kare alan oluşturup, meyve-sebze kasaları istifleyerek "eşyaların korunmasına yarayan üzeri örtülü yapı" yapmaktan ibaret eyleminin, 3194 sayılı Kanun'un 5. maddesindeki bina tanımı da göz önüne alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 184. maddesindeki imar kirliliğine neden olma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yasal ve yeterli olmayan bilirkişi raporuna itibarla, yapının bina niteliğinde olmadığı şeklindeki gerekçe ile beraat kararı verilmesi,
2-Yapı tutanağında bahsedilen diğer 10 metre kare alanla ilgili bilirkişiden bina niteliğinde olup olmadığına dair rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-TCK'nın 184/1. maddesinde "yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran" kişilerin cezalandırılması düzenlenmiş olup, 3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde bina "kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır." şeklinde tanımlanmıştır.
Somut olayda; 5 metre yüksekliğinde, demir profil taşıyıcı sistemi olan, üzeri, arkası ve yanları kapalı, sadece önü açık 70 metre kare alan oluşturup, meyve-sebze kasaları istifleyerek "eşyaların korunmasına yarayan üzeri örtülü yapı" yapmaktan ibaret eyleminin, 3194 sayılı Kanun'un 5. maddesindeki bina tanımı da göz önüne alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 184. maddesindeki imar kirliliğine neden olma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yasal ve yeterli olmayan bilirkişi raporuna itibarla, yapının bina niteliğinde olmadığı şeklindeki gerekçe ile beraat kararı verilmesi,
2-Yapı tutanağında bahsedilen diğer 10 metre kare alanla ilgili bilirkişiden bina niteliğinde olup olmadığına dair rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.