Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/12579 K.2012/32246
**MAHKEMESİ:**Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kapalı cezaevinden kaçmaya teşebbüs
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ;
Sanığa yükletilen hükümlünün kaçmaya teşebbüs etmesi eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
1-Hüküm kurulurken uygulama ve teşebbüse ilişkin maddelerin gösterilmemesi,
2-Sanık hakkında TCK'nın 58. maddesi ile uygulama yapılırken, 5275 sayılı Kanun'un 108/2 maddesi gözetilip, hangi hükümlülüğün tekerrüre esas olduğunun denetime olanak sağlayacak biçimde karar yerinde gösterilmemesi,
3-TCK'nın 58/7. maddesi uygulanırken yalnızca denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi yerine 5275 sayılı Kanun'un 107 ve 108. maddeleri uyarınca, infazı kısıtlar biçimde denetim süresi öngörülmesi,
4-TCK'nın 53/l-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/l-a,b,d,e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ...'nun temyiz itirazları bu itibarla yerinde ise de bu aykırılıklar yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan 5320 sayılı yasanın 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322.maddesi uyarınca,
a)Uygulama maddesi olarak hükmün 1.fıkrasına TCK’nın 292/1, hükmün 2. fıkrasına ise, TCK’nın 35. maddelerinin yazılması,
b)Tekerrür uygulamasına ilişkin hüküm fıkrasına adli sicil kaydında yer alan ilamların en ağırı olan Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/46 Esas- 2005/181 karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınmasına ibaresinin eklenmesi ve denetim süresinin hükümden çıkarılması,
c)TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına dair fıkranın hükümden çıkarılarak yerine “TCK'nın 53/l-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1- a, b, d, e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağı" ifadesinin eklenmesi suretiyle tebliğnameye uygun olarak hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Kapalı cezaevinden kaçmaya teşebbüs
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ;
Sanığa yükletilen hükümlünün kaçmaya teşebbüs etmesi eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
1-Hüküm kurulurken uygulama ve teşebbüse ilişkin maddelerin gösterilmemesi,
2-Sanık hakkında TCK'nın 58. maddesi ile uygulama yapılırken, 5275 sayılı Kanun'un 108/2 maddesi gözetilip, hangi hükümlülüğün tekerrüre esas olduğunun denetime olanak sağlayacak biçimde karar yerinde gösterilmemesi,
3-TCK'nın 58/7. maddesi uygulanırken yalnızca denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi yerine 5275 sayılı Kanun'un 107 ve 108. maddeleri uyarınca, infazı kısıtlar biçimde denetim süresi öngörülmesi,
4-TCK'nın 53/l-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/l-a,b,d,e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ...'nun temyiz itirazları bu itibarla yerinde ise de bu aykırılıklar yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan 5320 sayılı yasanın 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322.maddesi uyarınca,
a)Uygulama maddesi olarak hükmün 1.fıkrasına TCK’nın 292/1, hükmün 2. fıkrasına ise, TCK’nın 35. maddelerinin yazılması,
b)Tekerrür uygulamasına ilişkin hüküm fıkrasına adli sicil kaydında yer alan ilamların en ağırı olan Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/46 Esas- 2005/181 karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınmasına ibaresinin eklenmesi ve denetim süresinin hükümden çıkarılması,
c)TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına dair fıkranın hükümden çıkarılarak yerine “TCK'nın 53/l-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1- a, b, d, e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağı" ifadesinin eklenmesi suretiyle tebliğnameye uygun olarak hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.