Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/5345 K.2013/16792
1 kez atıf aldı1 bozma bağlamıSonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşmazlık, bir şeker hastası kadının fetüsünün sağ kulakçığında büyüme olabileceği tespit edilmesine rağmen, sanığın mesleki ihmali nedeniyle gerekli sağlık hizmetini alamaması ve bu ihmalin TCK 257/2 maddesine göre suç oluşturup oluşturmadığı konusundadır. Mahkeme, sanığın kusurunun yetersiz gerekçeyle beraat kararı verilmesiyle sonuçlanan kararın bozulmasına karar vererek dosyayı esas mahkemeye göndermiştir.
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Müştekinin aşamalardaki iddiaları, tanık T. K.’nın anlatımları ile dosyadaki belgeler uyarınca; kadın doğum uzmanı olan sanığın özel muayenehane hasta takip bilgilerine göre şeker hastası olduğunu bildirerek gebelik takibi için gelen katılan G. K.’nın 21/05/2006 tarihli muayenesinde fetüsün kalbinin sağ kulakçığında büyüme olabileceğini tespit etmesine ve Serik Devlet Hastanesinin hasta kayıt bilgisine göre, sanık tarafından hastanede 24/07/2006 tarihinde yapılan muayene ve tetkik sonuçlarında da açlık kan şekeri 155 olarak belirlenmesine karşın, Yüksek Sağlık Şurası’nın 01-02.10.2009 tarih ve 12271 sayılı raporunda belirtildiği üzere, otopsi yapılmadığı için fetüsün ana karnında ölümü ile eylem arasında illiyet bağı kurulamamakla (dolayısıyla eylemin taksirle düşüğe neden olma suçunu oluşturduğu ileri sürülememekle) birlikte, kan şekerini ve tansiyonunu düzenlememek ve yüksek riskli gebelik grubunda olması nedeniyle bir üst merkeze gitmesini önermeyerek mesleki kusurunun bulunduğu belirtilen sanığın, hastanedeki kamu görevi sırasındaki bu ihmali davranışı ile gerekli sağlık hizmetini alamayan hastanın mağduriyetine neden olması biçimindeki eyleminin, TCK’nın 257/2. maddesinde yazılı suçu oluşturacağı gözetilmeden, dosya içeriğine uymayan yetersiz gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet Savcısı, katılan G. K. ve katılan M. K. vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Müştekinin aşamalardaki iddiaları, tanık T. K.’nın anlatımları ile dosyadaki belgeler uyarınca; kadın doğum uzmanı olan sanığın özel muayenehane hasta takip bilgilerine göre şeker hastası olduğunu bildirerek gebelik takibi için gelen katılan G. K.’nın 21/05/2006 tarihli muayenesinde fetüsün kalbinin sağ kulakçığında büyüme olabileceğini tespit etmesine ve Serik Devlet Hastanesinin hasta kayıt bilgisine göre, sanık tarafından hastanede 24/07/2006 tarihinde yapılan muayene ve tetkik sonuçlarında da açlık kan şekeri 155 olarak belirlenmesine karşın, Yüksek Sağlık Şurası’nın 01-02.10.2009 tarih ve 12271 sayılı raporunda belirtildiği üzere, otopsi yapılmadığı için fetüsün ana karnında ölümü ile eylem arasında illiyet bağı kurulamamakla (dolayısıyla eylemin taksirle düşüğe neden olma suçunu oluşturduğu ileri sürülememekle) birlikte, kan şekerini ve tansiyonunu düzenlememek ve yüksek riskli gebelik grubunda olması nedeniyle bir üst merkeze gitmesini önermeyerek mesleki kusurunun bulunduğu belirtilen sanığın, hastanedeki kamu görevi sırasındaki bu ihmali davranışı ile gerekli sağlık hizmetini alamayan hastanın mağduriyetine neden olması biçimindeki eyleminin, TCK’nın 257/2. maddesinde yazılı suçu oluşturacağı gözetilmeden, dosya içeriğine uymayan yetersiz gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet Savcısı, katılan G. K. ve katılan M. K. vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.