Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/2661 K.2011/9309
Özet: Mahkeme, 3/1/2007 tarihli hakaret, tehdit ve yaralama kararını 29.06.2011 tarihinde “bozma” alarak, 1/10/2011 tarihli hüküm mahkemesine “gönderme” kararı vererek, sanık, müdafiği ve katılan vekilinin temyiz gerekçelerini kabul etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hakaret, tehdit, yaralama
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık hakkında hakaret ve yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik müdafiinin ve katılan ...'ın temyizinde;
Kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre hükümlerin temyiz edilemez olduğu,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CYY.nın 317. maddesi uyarınca sanık ... müdafii ile katılan ... vekilinin tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Son oturumda hazır bulunan sanığa son söz verildikten sonra yeniden işlem yapılmış olması karşısında tekrar son söz hakkının verilmesi gerektiği gözetilmeden CMK'nun 216/3. maddesine uyulmaması,
2-Sanığın, 23.02.2007 tarihli oturumda yapılan sorgusu sırasında, açık kimliği saptanıp, iddianame okunup, yasal haklarının hatırlatılmaması suretiyle CMK. nun 191. maddesine uyulmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ile katılan ... vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Hakaret, tehdit, yaralama
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık hakkında hakaret ve yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik müdafiinin ve katılan ...'ın temyizinde;
Kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre hükümlerin temyiz edilemez olduğu,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CYY.nın 317. maddesi uyarınca sanık ... müdafii ile katılan ... vekilinin tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Son oturumda hazır bulunan sanığa son söz verildikten sonra yeniden işlem yapılmış olması karşısında tekrar son söz hakkının verilmesi gerektiği gözetilmeden CMK'nun 216/3. maddesine uyulmaması,
2-Sanığın, 23.02.2007 tarihli oturumda yapılan sorgusu sırasında, açık kimliği saptanıp, iddianame okunup, yasal haklarının hatırlatılmaması suretiyle CMK. nun 191. maddesine uyulmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ile katılan ... vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.