Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/2382 K.2012/21635
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Anayasanın 40/2. CMK'nın 34/2 ve 232/6. maddelerine aykırı biçimde, sanığın yokluğunda verilerek tebliğ edilen gerekçeli kararda temyiz başvurusunun yöntemi açıkça belirtilmediğinden, temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek, temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde sanığın askerlik görevini yapmakta iken şiddetli darp ve cebire maruz kaldığını, bu nedenle ruhsal rahatsızlığa yakalandığını, askerlikten muaf tutulduğunu belirtmesi ve buna dair raporu sunması karşısında, TCK.nın 32. maddesi gereğince sanığın akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı konusunda, yöntemince rapor alınmadan, hükümlülük kararı verilmesi,
2-Sanığın tekerrüre esas sabıkasının bulunmaması karşısında, gerekçe gösterilmeden, kamu görevlisine hakaret suçu yönünden, temel cezanın hapis cezası olarak tayini,
3-Mağdurlarca sanığa kelepçe takılmak istenildiği sırada, sanığın kelepçe taktırmamak, polislerden kurtulmak için kendini yere atma biçimindeki eyleminin, ne şekilde görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsuru olan cebir veya tehdit olarak kabul edildiği denetime elverişli biçimde tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
4-Kabule göre de;
Mağdurların olay tarihinde görevli olduklarına dair belgenin aslı veya onaylı örneğinin, Yargıtay denetimine olanak sağlaması açısından, dosya içerisine konulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Anayasanın 40/2. CMK'nın 34/2 ve 232/6. maddelerine aykırı biçimde, sanığın yokluğunda verilerek tebliğ edilen gerekçeli kararda temyiz başvurusunun yöntemi açıkça belirtilmediğinden, temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek, temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde sanığın askerlik görevini yapmakta iken şiddetli darp ve cebire maruz kaldığını, bu nedenle ruhsal rahatsızlığa yakalandığını, askerlikten muaf tutulduğunu belirtmesi ve buna dair raporu sunması karşısında, TCK.nın 32. maddesi gereğince sanığın akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı konusunda, yöntemince rapor alınmadan, hükümlülük kararı verilmesi,
2-Sanığın tekerrüre esas sabıkasının bulunmaması karşısında, gerekçe gösterilmeden, kamu görevlisine hakaret suçu yönünden, temel cezanın hapis cezası olarak tayini,
3-Mağdurlarca sanığa kelepçe takılmak istenildiği sırada, sanığın kelepçe taktırmamak, polislerden kurtulmak için kendini yere atma biçimindeki eyleminin, ne şekilde görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsuru olan cebir veya tehdit olarak kabul edildiği denetime elverişli biçimde tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
4-Kabule göre de;
Mağdurların olay tarihinde görevli olduklarına dair belgenin aslı veya onaylı örneğinin, Yargıtay denetimine olanak sağlaması açısından, dosya içerisine konulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.