‹ Ana sayfa
Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/21034 K.2011/22171

Esas No: 2011/21034 · Karar No: 2011/22171 · Karar Tarihi: 23.11.2011
Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı TCY.nın 289/1, 289/1-son cümle, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 740,00 ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 3/11/2009 tarih ve 2007/413-2009/166 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 26.9.2011 gün ve 48819 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.10.2011 gün ve 292228 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında: "Yedieminlik kurumunun yediemine yalnızca kendisine teslim edilen hacizli malı saklama ve iade etme yükümlülüğü yüklediği, yedieminin satıp yerine götürme yükümlülüğünün bulunmadığı, sırf hacizli malın satıp yerine götürülmemesinin suçun maddi öğesini oluşturmaması karşısında, atılı suçun da oluşmayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." denilmektedir.
Gereği Düşünüldü:
İncelenen dosyada, borçlu sanığa ait malların 26.7.2005 tarihinde haczedilerek, yediemin sıfatıyla sanığa bırakıldığı, birinci açık artırmanın yapılacağı 2.11.2005 tarihinde hacizli malların satış yerine götürülmesi hususunun 17.11.2005 tarihinde sanığa yöntemince tebliğ edilmesine karşın, malları satış yerine götürmemesi üzerine suç duyurusunda bulunulması akabinde hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan dava açılmıştır. Dosyada kapsamından hacizli malların teslim amacı dışında tasarruf edildiğine ilişkin ikrar, tespit veya benzeri herhangi bir delilin bulunmaması karşısında, vedia sözleşmesinin bir türü olan yedieminlik kurumunun, yediemine yüklediği muhafaza ve iade görevinin, yalnızca kendisine teslim edilen yerde saklama ve iade etme yükümlülüğünden ibaret olup hacizli malı satış yerine götürme gibi sorumluluğunun ise bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu doğrultudaki Dairemizin içtihatları uyarınca muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun hukuka aykırılık öğesinin oluşmadığı kabul edilmektedir. Ancak, Mahkemece hacizli malların satış yerine götürülmediği gerekçesiyle suçun oluştuğu kabul edilip cezalandırılmasına karar verilmiştir. Dolayısıyla verilen mahkumiyet kararının hukuka aykırı olduğu açıktır.
Açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği istem yazısındaki "düşünce yerinde görüldüğünden, muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı TCY.nın 289/1, 289/1-son cümle, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 740,00 ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 3/11/2009 tarih ve 2007/413-2009/166 sayılı kararının CYY.nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, hükümdeki hukuka aykırılık sanığa verilen cezanın kaldırılmasını gerektirmekle, anılan yasa maddesinin 4-d fıkrası gereğince, sanığın yükletilen suçtan BERAATİNE, 23.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?