‹ Ana sayfa
Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/19899 K.2011/23665

Esas No: 2011/19899 · Karar No: 2011/23665 · Karar Tarihi: 12.12.2011
Özet: Uyuşmazlık konusu, yerel mahkemede verilen “ihale fesat karıştırma” suçundan dolayı yapılan hükümlülüğün temyiz edilmesiyle ilgiliydi. Mahkeme, temyizin reddi gerekçesi olmadığını belirterek, failin lehine olan yasa hükümlerinin uygulanması için duruşmalı yargılamanın zorunlu olduğunu kabul etti ve kararın bozulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: İhaleye fesat karıştırmak

HÜKÜM: Hükümlülük

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- 5237 sayılı Türk Ceza Yasasının "zaman bakımından uygulanma" başlıklı 7.maddesinin 2.fıkrasında, "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." biçimindeki hükmün 1.6.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümler açısından uygulanma yöntemine ilişkin ayrıntılar 5252 sayılı TCY.nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin 1.fıkrasında, "1.6.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak TCK.nın lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde, duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceği" belirtilmiş olmasına karşın, bu düzenlemenin genel kural niteliği taşımadığı açıkça anlaşılmaktadır. Bu nedenle failin lehine olan yasa hükmünün uygulanabilmesi açısından hangi durumlarda duruşma açılarak yargılama yapılması gerektiğinin belirlenmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Önceki ve sonraki yasa hükümlerinden hangisinin fail (sanık) lehine olduğunu saptamak için her bir somut olayı YCGK.nın 4.3.2003 gün. 2003/9-24 E., 2003/20 K. sayılı kararları doğrultusunda irdeleyerek;
a- Herhangi bir inceleme ve araştırmayı,
b- Kanıt tartışmasını,
c- Takdir hakkının kullanılmasını,
d- Sonraki yasayla değiştirilen suçun öğelerinin yeniden değerlendirilmesini, gerektiren hallerde duruşma açılarak; belirtilen hallerin dışında ise, 5252 sayılı Yasanın 9/1. maddesi uyarınca lehe olan hükümlerin derhal uygulanabilmesi olanaklı bulunduğundan, evrak üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verilmesi gerekir.

5320 sayılı CYY.nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasanın 8. maddesi ile, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1412 sayılı CYY.nın 322. maddesinin dört, beş. altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ila 326. maddelerinin yürürlükte olduğu kabul edilmiştir. Bu madde hükmünün gönderme yaptığı 1412 sayılı CYY.nın 305. maddesinde ise ceza mahkemelerinden verilen hükümlerin temyiz olunabileceği belirtildikten sonra, temyiz edilemeyecek nitelikteki hükümler sayılmıştır.

Ancak, hangi kararların hüküm niteliğinde olduğu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasasına göre saptanmalıdır. Anılan Yasanın 223.maddesinde, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkumiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararlarının hüküm olduğu belirtilmektedir. O halde, 5252 sayılı Yasanın 9.maddesinin 1. fıkrasına göre, ister genel prensip uyarınca duruşmalı yargılamada, isterse ayrıksı yöntem olarak evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda verilmiş bulunsun, sonraki lehe yasa nedeniyle yapılan uyarlama yargılamasında verilen bu tür kararlar hüküm niteliğinde olduklarından, 1412 sayılı CYY.nın 305. maddesinde belirtilen istisnalar dışında kalan hükümlere karşı temyiz yasa yoluna başvurulabilecektir.

Yukarıda belirtilen açıklamalara göre incelenen dosyada, mahkemece takdir hakkı kullanılarak ceza verilmiş olması nedeniyle, sanık lehine olan yasanın, Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3.maddesinde öngörülen yönteme uygun ve duruşmalı olarak belirlenmesi zorunluluğu,
2- Yukarıda açıklanan nedenlerle temyize tabi olan hüküm için kararda itiraz yolu açık denilmek suretiyle kanun yolunun yanlış gösterilmesi,
Yasaya aykırı ve hükümlü ...'nın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?