Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/16356 K.2012/23311
Özet: Uyuşmazlık, sanığın imar kirliliğine neden olma suçundan dolayı belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde yapılan inşaatla ilgili eksik inceleme ve yetersiz gerekçe nedeniyle mahkum edilmesidir; Mahkeme, temyiz isteğinin reddiyle birlikte kararın bozulmasına karar vererek dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesini ve yargılamanın yeniden başlatılmasını hükmedmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre sanığın mühürlenen inşaata devam ederek mühür bozma suçunu da işlemesi karşısında, zamanaşımı süresince bu suçtan dava açılabileceği anlaşılmakla yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- TCK'nın 184/4. maddesinin "Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır." hükmü uyarınca 3. fıkra hariç mücavir alanın maddenin kapsamı dışında tutulması karşısında; belediye başkanlığına yazılacak yazı ile söz konusu yerin belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yer kapsamında kalıp kalmadığının kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptanması, bilirkişiye ruhsata aykırı inşaatın nelerden ibaret olduğu, TCK'nın 184/1. maddesi kapsamında bina niteliğinde bulunup bulunmadığının açıklattırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Kabule göre de, hükümden önce 08.02.2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi 5. fıkrası hükmünün sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Yasaya aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre sanığın mühürlenen inşaata devam ederek mühür bozma suçunu da işlemesi karşısında, zamanaşımı süresince bu suçtan dava açılabileceği anlaşılmakla yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- TCK'nın 184/4. maddesinin "Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır." hükmü uyarınca 3. fıkra hariç mücavir alanın maddenin kapsamı dışında tutulması karşısında; belediye başkanlığına yazılacak yazı ile söz konusu yerin belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yer kapsamında kalıp kalmadığının kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptanması, bilirkişiye ruhsata aykırı inşaatın nelerden ibaret olduğu, TCK'nın 184/1. maddesi kapsamında bina niteliğinde bulunup bulunmadığının açıklattırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Kabule göre de, hükümden önce 08.02.2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi 5. fıkrası hükmünün sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Yasaya aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.