Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/16233 K.2012/14869
Özet: Uyuşmazlık, sanığın iftira suçundan dolayı verilen hükmün temyiz edilmesi ve mahkemenin infaz sürecinde denetim süresinin belirlenmesidir; Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın eyleminin yasaya uygun olduğunu kabul ederek, 19/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verip, infaz sonrası bir yıl denetim süresi belirleme kısmını kaldırarak kararı düzeltmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: İftira
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen iftira eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
5275 sayılı Yasanın 108/4-5-6. maddesi uyarınca, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek, koşullu salıverilmeyle ilgili kararı verecek mahkemeye ait olduğunun gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafıinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, "cezanın infazından sonra 1 yıl denetim süresi belirlenmesine ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkartılması" biçiminde, DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Yasaya uygu bulunan hüküm bu bağlamda ONANMAK suretiyle CMK'nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına 19/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: İftira
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen iftira eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
5275 sayılı Yasanın 108/4-5-6. maddesi uyarınca, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek, koşullu salıverilmeyle ilgili kararı verecek mahkemeye ait olduğunun gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafıinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, "cezanın infazından sonra 1 yıl denetim süresi belirlenmesine ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkartılması" biçiminde, DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Yasaya uygu bulunan hüküm bu bağlamda ONANMAK suretiyle CMK'nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına 19/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.