‹ Ana sayfa
Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/13313 K.2011/17453

Esas No: 2011/13313 · Karar No: 2011/17453 · Karar Tarihi: 12.10.2011
Özet: (1) Uyuşmazlık, Foça Asliye Ceza Mahkemesi’nin 17/06/1998 tarihli kararının infazı sırasında yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi ve sonrasında 2008’de zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılan kamu davasına ilişkin yasa yararına bozulma isteğiyle ilgilidir. (2) Yargıtay, 5252 sayılı Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/4 maddesine göre “kesin hükümde değişiklik yargılamasında dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz” kararını doğrulayarak, kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar veren Foça mahkemesinin kararı yasa yararına bozu
Açık cezaevinden firar etmek suçundan sanık ...'in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 299/2, 81/1. maddeleri uyarınca 8 ay 42 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Foça Asliye Ceza Mahkemesinin 17/06/1998 tarihli ve 1996/155 esas, 1998/113 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 292/1. maddesi gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 24/04/2006 tarihli ve 1996/155 esas, 1998/113 sayılı ek kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 26/11/2007 tarihli ve 2007/13522-15747 sayılı kararıyla bozulmasını müteakip yargılama sonucunda dava zamanaşımının dolmuş olmasından dolayı 765 sayılı Kanun'un 102/4, 104/2. maddeleri gereğince kamu davasının ortadan kaldırılmasına dair anılan Mahkemenin 09/04/2008 tarihli ve 2008/11-76 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 17.04.2011 gün ve 2011/19882 sayılı yazısı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.06.2011 gün ve 2011/184209 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında “5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un "Lehe hükümlerin uygulanmasında usul" kenar başlıklı 9. maddesinin 4. fıkrasında yer alan; "Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkındaki kesinleşmiş hükümle sonuçlanmış olan davanın zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı biçimde karar verilmesine isabet görülmemiştir.” denilmektedir.

Gereği görüşüldü;
5252 sayılı T.C. K.'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9. maddesine 5349 sayılı Yasa ile eklenen 4. fıkrasında "Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz." hükmü yer almaktadır.

Y.C.G.K.'nun 25.12.2007 tarih ve 2007/272-279 sayılı kararında "………..5252 sayılı Yasanın 9/4 maddesine göre kesin hükümde değişiklik yargılamasında dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanamayacağından, Yerel mahkemece, uyarlama yargılamasında kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi yasaya aykırı olup hükmün bu nedenle bozulmasına ilişkin Özel Daire kararı isabetlidir. Ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.06.2006 gün ve 2006/10-124-165 sayılı kararında da vurgulandığı üzere infaza ilişkin bir yargılama faaliyeti niteliğinde bulunan uyarlama yargılamasında, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı C.Y.U.Y.'nın 326. maddesinin 4. fıkrasında düzenlenen "cezayı aleyhe değiştirme yasağı" ilkesinin uygulanma olanağı bulunmadığı gibi, olağanüstü yasa yolu olan, yasa yararına bozma isteminde de 5271 sayılı C.Y.Y.'nın aleyhe sonuç doğurmama ilkesinin yer aldığı 309. maddesinin 4. fıkrasının (b) ve (c) bent hükümleri uygulanamaz. Bu itibarla Yargıtay C. Başsavcılığının bu itiraz nedeninin kabulü ile Özel Daire kararının kaldırılmasına, yasa yararına bozma isteminin kabulü ile, Yerel Mahkeme uyarlama kararının yasa yararına bozulmasına, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine uygun olarak uyarlama yargılaması yapılmak üzere dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmelidir........" denilerek uyarlama yargılamasında zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararına karşı başvurulan olağanüstü yasa yolunda "aleyhe sonuç doğurmama ilkesinin" uygulanamayacağı açık biçimde belirtilmiştir.

İncelenen dosyada, Foça Asliye Ceza Mahkemesinin sanık hakkında verdiği 17.6.1998 tarihli mahkumiyet hükmünün infazı sırasında 5237 sayılı T.C. Y.'nın yürürlüğe girmesi nedeniyle Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının, hüküm mahkemesinden 5252 sayılı Yasanın 9. maddesi gereğince uyarlama yargılaması yapılmasını istediği, mahkemece dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu verilen 24.4.2006 tarihli mahkumiyet kararının, hükümlü tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 2. Ceza Dairesince uyarlama yargılamasında duruşma açılması gerektiğine işaret edilerek bozulduğu, bozmaya uyularak gerçekleştirilen 9.4.2008 tarihli duruşmada sanık hakkında açılan kamu davasının 765 sayılı T.C. Y.'nın 102/4, 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı süresinin dolduğu belirtilerek ortadan kaldırılmasına karar verildiği görülmektedir. Mahkemece 5252 sayılı Yasanın 9/4 maddesi hükmü gözetilmeden zamanaşımı nedeniyle verilen düşme (ortadan kaldırma) kararının hukuka aykırı olduğu anlaşılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle, istem yerinde bulunduğundan, firar suçundan sanık ... hakkında Foça Asliye Ceza Mahkemesince 9.4.2008 tarih ve 2008/11-76 sayı ile verilip temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararın, 5271 sayılı C.Y.Y.'nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre, yerel mahkemece yeniden bir karar verilmesi için dosyanın mahalline gönderilmesine, 12.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?