Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/6497 K.2012/6928
Özet: Uyuşmazlık, sanığın görevliye hakaret, yaralamaya teşebbüs ve tehdit suçlarından dolayı verilen hapis cezasının yasal prosedürlere uygunluğuna ilişkin temyiz başvurusudur; mahkeme, temyizin reddi gerekçelerini inceleyerek kararın esasına geçer. Mahkeme, temyizi bozarak yeniden hüküm kurma kararı alır ve sanığın hapis cezasının CMK 326/son maddesi uyarınca yeniden değerlendirilmesini emredir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Görevliye hakaret, yaralamaya teşebbüs, tehdit
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- TCK'nın 32/2. maddesinde; fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye, mahkûm olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabileceği seçenekli olarak belirtilmesine karşın, sanık ... yönünden, güvenlik tedbirlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2- Sanık ...'nın, rapora gönderilmesini engellemek için gerçekleştirdiği tehdit eyleminin, direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Koşulları bulunmasına karşın sanık ... yönünden, TCK'nın 58. maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulanmaması,
4- Sanık ... hakkında görevliye hakaret ve yaralamaya teşebbüs suçlarından kurulan hükümlere yönelik; 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesinin l.fıkrası ile CMK'nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CMK'nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
5- TCK'nın 53/l-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1- a, b, d, e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafii ile sanık ...'nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken sanık ... yönünden CMK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Görevliye hakaret, yaralamaya teşebbüs, tehdit
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- TCK'nın 32/2. maddesinde; fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye, mahkûm olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabileceği seçenekli olarak belirtilmesine karşın, sanık ... yönünden, güvenlik tedbirlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2- Sanık ...'nın, rapora gönderilmesini engellemek için gerçekleştirdiği tehdit eyleminin, direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Koşulları bulunmasına karşın sanık ... yönünden, TCK'nın 58. maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulanmaması,
4- Sanık ... hakkında görevliye hakaret ve yaralamaya teşebbüs suçlarından kurulan hükümlere yönelik; 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesinin l.fıkrası ile CMK'nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CMK'nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
5- TCK'nın 53/l-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1- a, b, d, e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafii ile sanık ...'nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken sanık ... yönünden CMK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.