Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2009/7710 K.2011/7017
Özet: Uyuşmazlık, sanığın görevliye hakaret, tehdit ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından dolayı verilen hapis cezasının temyiz edilmesiyle ilgilidir. Mahkeme, temyizin reddi gerekçelerini inceleyerek, hukuki hataları düzeltme kararı almış ve kararın iptal edilip yeniden hüküm kurulmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Tehdit, konut dokunulmazlığını bozma, hakaret
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanık ...'in görevliye hakaret, tehdit ve konut dokunulmazlığını bozma eylemleriyle ilgili başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Sanığın yakınan ...'ın elinde silahla kendisine "ben sana daha önceden söylemedim mi? Buradan bir daha geçmeyeceksin" diyerek tehdit etmesi üzerine birbirlerine karşılıklı sövdüklerini ve olay yerine gelen jandarmanın ise arama izni bulunmadan evinde arama yapmaya kalkıştığını savunması karşısında, tehdit suçu yönünden TCY.nın 29 ve görevliye hakaret suçundan aynı Yasanın 129. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Konut dokunulmazlığını bozma suçunun 26.06.2009 tarihindeki değişiklik 5271 sayılı CYY.nın 253. maddesi uyarınca uzlaşmaya tabi olması karşısında, anılan Yasanın 253 ve 254. maddelerinde öngörüldüğü biçimde yöntemine uygun uzlaşma önerisinde bulunulması ve sonucuna göre karar verilmesi zorunluluğu,
c) Sanığın her bir eylemi için ayrı ayrı TCY.nın 58. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden CYY.nın 232. maddesine aykırı davranılması,
d) Hükümlülüğün yasal sonucu olarak TCY.nın 53. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Sanık ... hakkında kurulan hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesinin 1. fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN sanık ... açısından başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CYY.nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 25.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Tehdit, konut dokunulmazlığını bozma, hakaret
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanık ...'in görevliye hakaret, tehdit ve konut dokunulmazlığını bozma eylemleriyle ilgili başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Sanığın yakınan ...'ın elinde silahla kendisine "ben sana daha önceden söylemedim mi? Buradan bir daha geçmeyeceksin" diyerek tehdit etmesi üzerine birbirlerine karşılıklı sövdüklerini ve olay yerine gelen jandarmanın ise arama izni bulunmadan evinde arama yapmaya kalkıştığını savunması karşısında, tehdit suçu yönünden TCY.nın 29 ve görevliye hakaret suçundan aynı Yasanın 129. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Konut dokunulmazlığını bozma suçunun 26.06.2009 tarihindeki değişiklik 5271 sayılı CYY.nın 253. maddesi uyarınca uzlaşmaya tabi olması karşısında, anılan Yasanın 253 ve 254. maddelerinde öngörüldüğü biçimde yöntemine uygun uzlaşma önerisinde bulunulması ve sonucuna göre karar verilmesi zorunluluğu,
c) Sanığın her bir eylemi için ayrı ayrı TCY.nın 58. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden CYY.nın 232. maddesine aykırı davranılması,
d) Hükümlülüğün yasal sonucu olarak TCY.nın 53. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Sanık ... hakkında kurulan hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesinin 1. fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN sanık ... açısından başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CYY.nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 25.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.