Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/23093 K.2012/5686
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların silahla tehdit suçundan dolayı mahkemeye sunulan delillerin ve tanık beyanlarının yeterli olup olmadığı konusundaki itirazdır; Mahkeme, delil eksikliği ve tanık beyanlarına dayalı kararın hatalı olduğunu belirterek hükümlülük kararını bozmuş, dosyayı esas mahkemeye göndererek yargılamanın yeniden başlatılmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Silahla tehdit
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Dosyanın fenni delili olan, kriminal uzmanlık raporunda, sanıklara ait aracın bagajından ele geçirilen beş adet boş kovan ile olay yerinden alınan mermi çekirdeği ve mermi çekirdeği gömleklerinin ayniyetleri tespit edilemediği halde ve olayı gören herhangi bir tanık olmamasına rağmen; tanıkların, olaydan sonrasına ilişkin ve görgüye dayalı olmayan beyanlarına itibar edilerek sanıkların cezalandırılmalarına karar verilmesi;
2-Kabule göre de;
5271 sayılı CYY.nın 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5. maddesi uyarınca, mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; sanığın, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmaması, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi ve nihayet sanığın kabulü gerekmektedir. Önceki hükümlülük kararının taksirli suçtan kaynaklanıyor olması ve silinme koşullarının gerçekleşmiş olması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel oluşturmamaktadır. Maddenin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramı ise, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi belirlenebilir, ölçülebilir, somut maddi zarar olup manevi nitelikteki zararı kapsamamaktadır.
İncelenen dosyada sanıklardan ...'ın sabıkasız olduğu, ...'ın hükümlülük kaydında yer alan sabıkalardan bir tanesinin taksirli suçtan kaynaklandığı, diğerinin ise 5252 sayılı Yasanın 7. maddesi uyarınca idari para cezasına dönüştürüldüğü; bu nedenle sanıklara yükletilen tehdit suçunun mağdurunun, ne şekilde maddi nitelikte bir zararının olduğu açıklanarak sanıkların hukuksal durumunun, belirtilen yasal ölçütlere göre değerlendirilmesi yerine "suçun işlenmesiyle meydana gelen zararın giderilmemiş olması ve önceki mahkumiyetler" şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar ... ve ... müdafii ile katılan ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Silahla tehdit
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Dosyanın fenni delili olan, kriminal uzmanlık raporunda, sanıklara ait aracın bagajından ele geçirilen beş adet boş kovan ile olay yerinden alınan mermi çekirdeği ve mermi çekirdeği gömleklerinin ayniyetleri tespit edilemediği halde ve olayı gören herhangi bir tanık olmamasına rağmen; tanıkların, olaydan sonrasına ilişkin ve görgüye dayalı olmayan beyanlarına itibar edilerek sanıkların cezalandırılmalarına karar verilmesi;
2-Kabule göre de;
5271 sayılı CYY.nın 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5. maddesi uyarınca, mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; sanığın, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmaması, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi ve nihayet sanığın kabulü gerekmektedir. Önceki hükümlülük kararının taksirli suçtan kaynaklanıyor olması ve silinme koşullarının gerçekleşmiş olması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel oluşturmamaktadır. Maddenin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramı ise, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi belirlenebilir, ölçülebilir, somut maddi zarar olup manevi nitelikteki zararı kapsamamaktadır.
İncelenen dosyada sanıklardan ...'ın sabıkasız olduğu, ...'ın hükümlülük kaydında yer alan sabıkalardan bir tanesinin taksirli suçtan kaynaklandığı, diğerinin ise 5252 sayılı Yasanın 7. maddesi uyarınca idari para cezasına dönüştürüldüğü; bu nedenle sanıklara yükletilen tehdit suçunun mağdurunun, ne şekilde maddi nitelikte bir zararının olduğu açıklanarak sanıkların hukuksal durumunun, belirtilen yasal ölçütlere göre değerlendirilmesi yerine "suçun işlenmesiyle meydana gelen zararın giderilmemiş olması ve önceki mahkumiyetler" şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar ... ve ... müdafii ile katılan ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.