Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/2131 K.2012/3477
Özet: Uyuşmazlık konusu, 18 yaşından küçük olan sanığın iftira suçundan dolayı verilen hapis cezasının çocuk koruma kanunu ve ilgili usul hükümlerine uygunluğunun incelenmesiydir. Mahkeme, temyiz gerekçelerinin yerinde bulunduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verip yargılamayı esas mahkemeye yönlendirdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, duruşmanın yapıldığı tarihte 18 yaşından küçük olan sanık hakkında kapalı duruşma yapılması ve duruşmalara Cumhuriyet Savcısının katılmaması gerektiğinin gözetilmemesi, telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmayarak yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sabıkasız olup suç tarihinde 18 yaşını bitirmeyen sanık hakkında verilen cezaların 3 yıldan az olması nedeniyle suç tarihinde 5560 Sayılı Yasa ile değişmemiş haliyle yürürlükte bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 24. maddesi uyarınca taraflar arasında uzlaşma işleminin yapılması, sağlanamadığı takdirde aynı Yasanın 23. maddesi uyarınca "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" na karar verilip verilmeyeceğinin tartışılmaması,
2- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20/1-7 maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği taktirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
3- Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımları düzenleyen TCY'nın 50/1-f maddesinde mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte ücret ödenmeksizin çalıştırılmaya karar verilebileceği belirtilmesine karşın sanığın rızası alınmadan ve infazda duraksamaya yol açacak biçimde süresi belirtilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafii ve Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : İftira
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, duruşmanın yapıldığı tarihte 18 yaşından küçük olan sanık hakkında kapalı duruşma yapılması ve duruşmalara Cumhuriyet Savcısının katılmaması gerektiğinin gözetilmemesi, telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmayarak yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sabıkasız olup suç tarihinde 18 yaşını bitirmeyen sanık hakkında verilen cezaların 3 yıldan az olması nedeniyle suç tarihinde 5560 Sayılı Yasa ile değişmemiş haliyle yürürlükte bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 24. maddesi uyarınca taraflar arasında uzlaşma işleminin yapılması, sağlanamadığı takdirde aynı Yasanın 23. maddesi uyarınca "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" na karar verilip verilmeyeceğinin tartışılmaması,
2- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20/1-7 maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği taktirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
3- Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımları düzenleyen TCY'nın 50/1-f maddesinde mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte ücret ödenmeksizin çalıştırılmaya karar verilebileceği belirtilmesine karşın sanığın rızası alınmadan ve infazda duraksamaya yol açacak biçimde süresi belirtilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafii ve Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.