Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/18571 K.2012/11474
**MAHKEMESİ:**Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yaralama, tehdit
**HÜKÜM:** Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Katılanın ve tanık ...'ın aşamalardaki anlatımlarında, sanığın katılana tokat atıp "Babana da haddini bildireceği, babanın kim olduğunu öğrenip ona da göstereceğim, ...ndaki adamı öldüreceğim" diyerek tehdit ettiğini ve katılanın babasının ... pastanesinde çalıştığını belirtmeleri ve mahkemece de sanığın katılanı "...ndaki kişiyi öldüreceğim” biçiminde tehdit ettiğinin kabul edilmesi karşısında, katılanın babasının suç tarihinde anılan pastanede çalışıp çalışmadığı, sanığın bunu bilip bilmediği ve anılan sözleriyle kimi kastettiği kuşkuya yer bırakmayacak biçimde araştırılarak sonucuna göre, kabul edilen bu sözlerin katılanın babasına yönelik olduğunun saptanması durumunda 5237 TCY'nın 106/1-1 maddesinin uygulanması, yakınanın babası dışında ve yakını da olmayan bir kişiyi kastetmiş ise, katılan ve tanığın anlatımlarında geçen "babana da haddini bildireceğim, babanın kim olduğunu öğrenip ona da göstereceğim" sözlerinden dolayı aynı Yasanın 106/1-2 cümlesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle TCY'nın 106/1-1 maddesiyle hüküm kurulması,
2- Sanığın, katılan ile arkadaşı tanık ...'ın kimliği belirlenemeyen erkek bir şahıs ile birlikte telefonla eşini rahatsız ettiklerini savunması karşısında bu husus araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında haksız kışkırtma hükümlerinin uygulanma olanağının tartışılmaması,
3- Sanığın doğrudan para cezasından ibaret kesin nitelikteki adli para cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas olamayacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı sanık ...'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15.05.20112 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR : Yaralama, tehdit
**HÜKÜM:** Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Katılanın ve tanık ...'ın aşamalardaki anlatımlarında, sanığın katılana tokat atıp "Babana da haddini bildireceği, babanın kim olduğunu öğrenip ona da göstereceğim, ...ndaki adamı öldüreceğim" diyerek tehdit ettiğini ve katılanın babasının ... pastanesinde çalıştığını belirtmeleri ve mahkemece de sanığın katılanı "...ndaki kişiyi öldüreceğim” biçiminde tehdit ettiğinin kabul edilmesi karşısında, katılanın babasının suç tarihinde anılan pastanede çalışıp çalışmadığı, sanığın bunu bilip bilmediği ve anılan sözleriyle kimi kastettiği kuşkuya yer bırakmayacak biçimde araştırılarak sonucuna göre, kabul edilen bu sözlerin katılanın babasına yönelik olduğunun saptanması durumunda 5237 TCY'nın 106/1-1 maddesinin uygulanması, yakınanın babası dışında ve yakını da olmayan bir kişiyi kastetmiş ise, katılan ve tanığın anlatımlarında geçen "babana da haddini bildireceğim, babanın kim olduğunu öğrenip ona da göstereceğim" sözlerinden dolayı aynı Yasanın 106/1-2 cümlesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle TCY'nın 106/1-1 maddesiyle hüküm kurulması,
2- Sanığın, katılan ile arkadaşı tanık ...'ın kimliği belirlenemeyen erkek bir şahıs ile birlikte telefonla eşini rahatsız ettiklerini savunması karşısında bu husus araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında haksız kışkırtma hükümlerinin uygulanma olanağının tartışılmaması,
3- Sanığın doğrudan para cezasından ibaret kesin nitelikteki adli para cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas olamayacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı sanık ...'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15.05.20112 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.