Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/16632 K.2012/7922
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
**HÜKÜM:** Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç tarihinin yapı tatil zaptının düzenlendiği 15.12.2004 olması ve 12.10.2004 tarihi ile 01.06.2005 tarihleri arasında 765 sayılı TCK ve 647 sayılı kanunun yürürlükte olması karşısında, 5252 sayılı kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCY ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden ihbar tarihi suç tarihi olarak kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre ise;
Suça konu ruhsatsız inşaatın bulunduğu yerin iddianamede ve bilirkişi raporunda belirtildiği üzere III. Derece Sit Alanı olup olmadığının tesbiti amacıyla, tesciline dayanak oluşturan karar örneği temin edilip denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konularak, ayrıca suçu konu binanın yapıldığı arsanın mülkiyetinin sanığa ait olması halinde sabıkasız olan sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma suçunda, kamunun uğradığı maddi (somut) bir zarar bulunup bulunmadığının tartışılması gerekliliği karşısında, TCY.nın 184/5. maddesindeki etkin pişmanlık düzenlemesinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması olanağına engel oluşturmadığı da gözetilerek, CYY'nın 231/6. maddesindeki koşullara göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi yerine yasal olmayan gerekçe ile anılan yasa maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... Sansal müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
**HÜKÜM:** Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç tarihinin yapı tatil zaptının düzenlendiği 15.12.2004 olması ve 12.10.2004 tarihi ile 01.06.2005 tarihleri arasında 765 sayılı TCK ve 647 sayılı kanunun yürürlükte olması karşısında, 5252 sayılı kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCY ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden ihbar tarihi suç tarihi olarak kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre ise;
Suça konu ruhsatsız inşaatın bulunduğu yerin iddianamede ve bilirkişi raporunda belirtildiği üzere III. Derece Sit Alanı olup olmadığının tesbiti amacıyla, tesciline dayanak oluşturan karar örneği temin edilip denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konularak, ayrıca suçu konu binanın yapıldığı arsanın mülkiyetinin sanığa ait olması halinde sabıkasız olan sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma suçunda, kamunun uğradığı maddi (somut) bir zarar bulunup bulunmadığının tartışılması gerekliliği karşısında, TCY.nın 184/5. maddesindeki etkin pişmanlık düzenlemesinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması olanağına engel oluşturmadığı da gözetilerek, CYY'nın 231/6. maddesindeki koşullara göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi yerine yasal olmayan gerekçe ile anılan yasa maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... Sansal müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.