Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/16276 K.2012/28343
**MAHKEMESİ:**Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A) O Yer Cumhuriyet Savcısının, sulh ceza mahkemesinde verilen kararları "1 ay içerisinde temyiz etmesi gerektiği halde, bu süre geçtikten sonra hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B) Sanığın temyiz isteğine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, "Şikayetçi bizim evin önünden geçtikten sonra 25 metre arkasından, araca doğru beni kendi evinizin önünden geçirmiyorsunuz siz neden buradan geçiyorsunuz diye bağırdım, çünkü bizim ailelerimiz arasında benim kardeşimin dövülmesi olayından dolayı husumet vardır" şeklindeki savunma karşısında; TCK'nın 29. maddesinde yer alan haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2- 5237 sayılı TCK'nın 106/1-1. cümlesindeki temel cezanın hapis cezası olması, önce hapis cezasına hükmedilip, daha sonra TCK'nın 50 ve 52. maddeleri gereğince adli para cezasına çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...'un temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Tehdit
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A) O Yer Cumhuriyet Savcısının, sulh ceza mahkemesinde verilen kararları "1 ay içerisinde temyiz etmesi gerektiği halde, bu süre geçtikten sonra hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B) Sanığın temyiz isteğine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, "Şikayetçi bizim evin önünden geçtikten sonra 25 metre arkasından, araca doğru beni kendi evinizin önünden geçirmiyorsunuz siz neden buradan geçiyorsunuz diye bağırdım, çünkü bizim ailelerimiz arasında benim kardeşimin dövülmesi olayından dolayı husumet vardır" şeklindeki savunma karşısında; TCK'nın 29. maddesinde yer alan haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2- 5237 sayılı TCK'nın 106/1-1. cümlesindeki temel cezanın hapis cezası olması, önce hapis cezasına hükmedilip, daha sonra TCK'nın 50 ve 52. maddeleri gereğince adli para cezasına çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...'un temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.