Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/15568 K.2012/14517
Özet: Uyuşmazlık, sanığın 2007’de cezaevine gönderilme dilekçesinin ardından aynı mağdur karşısında iki ayrı zaman diliminde tehdit ifadeleriyle zincirleme suç oluşturup oluşturmadığıdır; Mahkeme, bu eylemlerin TCK’nın 106/1 ve 106/1‑2. cümlesine uygun iki ayrı suçu oluşturduğunu kabul ederek hükmü bozmuş, dosyayı esas mahkemeye göndermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Daha önce açık cezaevine gönderilmesi için dilekçe veren sanığın, dilekçe akibetini sorduğu 22.10.2007 tarihinde, cezaevi müdürü olan katılanı "üç kardeşim var, bu uğurda üçünü de feda ederim" diye tehdit ettiği, bu olay üzerine hakkında başlatılan idari ve disiplin işlemi sırasında ifadesi alınırken de 30.10.2007 tarihinde katılana "buradan nasıl olsa çıkacağım, yemin ederim sonra evinizi yakacağım" diyerek tehdit ettiğinin anlaşılması karşısında sanığı tehdit etmeye iten saiklerin farklılığı ve TCK'nın 43. maddesinde zincirleme suçun oluşumunu sağlayan "kanunun aynı hükmünü birkaç defa ihlal etmek hususunda önceden kurulan bir plan, genel bir niyet olarak" ifade edilen ve yasada "suç işleme kararında birlik" şeklinde anlamlandırılan subjektif koşulun oluştuğundan söz edilemeyeceği gözönüne alınarak suç işleme kararının yenilenmiş olması sebebi ile tehditin niteliği de gözetilerek, sanığın eylemlerinin TCK'nın 106/1 ve 106/1-2. cümlesine uyan iki ayrı suçu oluşturduğu ve buna göre ceza tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden ve sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13.06.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Sanığın, bir hafta arayla, aynı konuyla ilgili anlaşmazlık nedeniyle, bir mağdura yönelik tehdit eyleminin iki ayrı suç olarak değil, tek suç olarak kabul edilerek, hakkında TCY’nın 43/1 nci maddesi gereğince zincirleme suç hükmünün uygulanması gerekir.
Yasada, zincirleme suç, “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir”; “ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır” düzenlemesi yer almaktadır.
Zincirleme suç hükmünün uygulanmasında, aslında birden fazla suç işlenmiş olmakla beraber, yasa koyucu, aynı mağdura yönelik ve aynı suçun değişik zamanlarda işlenmesini tek suç saymakla beraber, mağdur yönünden ortaya çıkacak haksızlığı artırım öngörerek; sanık yönünden ortaya çıkacak ağır sonucu bertaraf etmek için de, aynı mağdura karşı aynı suçun işlenmesi nedeniyle tek suç sayarak, teraziyi dengelemek istemiştir.
Nitekim zincirleme suçun kabul edilme gerekçesinde, zincirleme suç hâlinde aynı suçun birden fazla işlenmiş olması söz konusu olmakla beraber, bu suçların, aynı suç işleme kararı kapsamında işlenmelerine dikkat çekilmektedir. Bu itibarla, işlenen bu suçlar arasında sübjektif bir bağ bulunmaktadır. Dolayısıyla, kişiye bu suçların her birinden dolayı ayrı ayrı değil, bir ceza verilmesi ve fakat cezanın miktarının artırılması söz konusudur.
Diğer yandan yasa koyucu bir başka düzenlemeyle de, “bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır” demek suretiyle, “bir suç” (aynı suç) kavramına da açıklık getirmiştir. Dolayısıyla, aynı mağdura, aynı suçun veya aynı suçun nitelikli halinin/ağırlaşmış şeklinin işlenmesinin değişik zamanlarda işlenmesi tek suç (tek ceza) sayılarak, TCY’nın 43/1'nci maddesiyle artırım yapılması kabul edilmiştir.
Çünkü, sanığın bir suç işleme kararı var, ancak bu kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi söz konusu olduğundan, hakkında bir cezaya hükmedilip, TCY’nın 43/1'nci maddesi gereğince artırım uygulanması gerekir. Aksi takdirde, aynı kavgada, aynı kavganın birkaç saatlik/dakikalık devamı boyunca ortaya konacak, örneğin sövmelerin her birinden ayrı ayrı ceza vermek gerekecektir.
Somut olayımızda sanık, mağdurdan, bir hafta arayla, açık cezaevine ayrılma talebinde bulunma ve bu talebini yenilemesi konusuyla ilgili olarak mağduru iki kez tehdit etmiştir. Tehdit fiili, Yasanın aynı hükmünü ihlal etmekte ve dolayısıyla aynı suçu oluşturmaktadır. Yasada TCY’nın 43'ncü maddesindeki düzenleme olmasaydı, kuşkusuz, farklı uygulama söz konusu olurdu. Ancak, 43'ncü maddedeki açık düzenleme karşısında, yerel mahkeme kararının bu noktadan bozulması görüşüyle yüksek çoğunluk görüşüne iştirak edilmemiştir. 13.06.2012
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Daha önce açık cezaevine gönderilmesi için dilekçe veren sanığın, dilekçe akibetini sorduğu 22.10.2007 tarihinde, cezaevi müdürü olan katılanı "üç kardeşim var, bu uğurda üçünü de feda ederim" diye tehdit ettiği, bu olay üzerine hakkında başlatılan idari ve disiplin işlemi sırasında ifadesi alınırken de 30.10.2007 tarihinde katılana "buradan nasıl olsa çıkacağım, yemin ederim sonra evinizi yakacağım" diyerek tehdit ettiğinin anlaşılması karşısında sanığı tehdit etmeye iten saiklerin farklılığı ve TCK'nın 43. maddesinde zincirleme suçun oluşumunu sağlayan "kanunun aynı hükmünü birkaç defa ihlal etmek hususunda önceden kurulan bir plan, genel bir niyet olarak" ifade edilen ve yasada "suç işleme kararında birlik" şeklinde anlamlandırılan subjektif koşulun oluştuğundan söz edilemeyeceği gözönüne alınarak suç işleme kararının yenilenmiş olması sebebi ile tehditin niteliği de gözetilerek, sanığın eylemlerinin TCK'nın 106/1 ve 106/1-2. cümlesine uyan iki ayrı suçu oluşturduğu ve buna göre ceza tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden ve sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13.06.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Sanığın, bir hafta arayla, aynı konuyla ilgili anlaşmazlık nedeniyle, bir mağdura yönelik tehdit eyleminin iki ayrı suç olarak değil, tek suç olarak kabul edilerek, hakkında TCY’nın 43/1 nci maddesi gereğince zincirleme suç hükmünün uygulanması gerekir.
Yasada, zincirleme suç, “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir”; “ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır” düzenlemesi yer almaktadır.
Zincirleme suç hükmünün uygulanmasında, aslında birden fazla suç işlenmiş olmakla beraber, yasa koyucu, aynı mağdura yönelik ve aynı suçun değişik zamanlarda işlenmesini tek suç saymakla beraber, mağdur yönünden ortaya çıkacak haksızlığı artırım öngörerek; sanık yönünden ortaya çıkacak ağır sonucu bertaraf etmek için de, aynı mağdura karşı aynı suçun işlenmesi nedeniyle tek suç sayarak, teraziyi dengelemek istemiştir.
Nitekim zincirleme suçun kabul edilme gerekçesinde, zincirleme suç hâlinde aynı suçun birden fazla işlenmiş olması söz konusu olmakla beraber, bu suçların, aynı suç işleme kararı kapsamında işlenmelerine dikkat çekilmektedir. Bu itibarla, işlenen bu suçlar arasında sübjektif bir bağ bulunmaktadır. Dolayısıyla, kişiye bu suçların her birinden dolayı ayrı ayrı değil, bir ceza verilmesi ve fakat cezanın miktarının artırılması söz konusudur.
Diğer yandan yasa koyucu bir başka düzenlemeyle de, “bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır” demek suretiyle, “bir suç” (aynı suç) kavramına da açıklık getirmiştir. Dolayısıyla, aynı mağdura, aynı suçun veya aynı suçun nitelikli halinin/ağırlaşmış şeklinin işlenmesinin değişik zamanlarda işlenmesi tek suç (tek ceza) sayılarak, TCY’nın 43/1'nci maddesiyle artırım yapılması kabul edilmiştir.
Çünkü, sanığın bir suç işleme kararı var, ancak bu kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi söz konusu olduğundan, hakkında bir cezaya hükmedilip, TCY’nın 43/1'nci maddesi gereğince artırım uygulanması gerekir. Aksi takdirde, aynı kavgada, aynı kavganın birkaç saatlik/dakikalık devamı boyunca ortaya konacak, örneğin sövmelerin her birinden ayrı ayrı ceza vermek gerekecektir.
Somut olayımızda sanık, mağdurdan, bir hafta arayla, açık cezaevine ayrılma talebinde bulunma ve bu talebini yenilemesi konusuyla ilgili olarak mağduru iki kez tehdit etmiştir. Tehdit fiili, Yasanın aynı hükmünü ihlal etmekte ve dolayısıyla aynı suçu oluşturmaktadır. Yasada TCY’nın 43'ncü maddesindeki düzenleme olmasaydı, kuşkusuz, farklı uygulama söz konusu olurdu. Ancak, 43'ncü maddedeki açık düzenleme karşısında, yerel mahkeme kararının bu noktadan bozulması görüşüyle yüksek çoğunluk görüşüne iştirak edilmemiştir. 13.06.2012
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.