Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/1208 K.2012/4185
Özet: Sulh Ceza Mahkemesi’nin tecritle kabul edilen tehdit suçuna ilişkin hüküm, yerel mahkemenin 08.02.2009 tarihli oturum tutanağının imzalanmaması, 5395‑sayılı yasanın uzlaşma ve hüküm açıklamasının gerekliliklerinin yerine getirilmemesi, 647‑sayılı yasanın para cezası ve gecikme zammı uygulamalarındaki hatalar yönünden Bozma gerektirdiği için, temyiz nedenleri ile tebliğname incelenerek 29.02.2012 tarihinde oybirliğiyle kabul etmiş, kararın bozulmasına, 1412‑sayılı CYY’nun 326/son maddesi uyarınca yeniden hüküm kurulmasına ve dosyanın esas mahkemeye gönderilmesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Esaslı işlemlerin yapıldığı 08.02.2009 tarihli oturumu belgeleyen tutanağın 1. sayfasının zabıt katibi tarafından imzalanmaması suretiyle 5271 sayılı CYY.nın 219/1. maddesine uyulmaması,
2- 5395 sayılı Yasanın uzlaşmayı düzenleyen 24 ve hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasını düzenleyen 23. maddeleri gözetilmeden ve bu konularda bir değerlendirme yapmadan, yargılamaya devamlı hüküm kurulması,
3- 647 sayılı Yasanın 4. maddesi uygulanırken para cezasının günlüğün 12 TL yerine 9 TL.ndan paraya çevrilmesi,
4- 647 sayılı Yasanın, gecikme zammı içermeyen 5275 sayılı Yasanın 122. maddesi uyarınca yürürlükten kaldırılması karşısında, gecikme zammına hükmolunamayacağının gözetilmemesi,
5- Adli para cezasının, 5083 sayılı Yasanın 1. maddesi ve hükümden sonra yürürlüğe giren Bakanlar Kurulunun 04.04.2007 tarih ve 7/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca TL olarak belirlenmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CYY.nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Esaslı işlemlerin yapıldığı 08.02.2009 tarihli oturumu belgeleyen tutanağın 1. sayfasının zabıt katibi tarafından imzalanmaması suretiyle 5271 sayılı CYY.nın 219/1. maddesine uyulmaması,
2- 5395 sayılı Yasanın uzlaşmayı düzenleyen 24 ve hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasını düzenleyen 23. maddeleri gözetilmeden ve bu konularda bir değerlendirme yapmadan, yargılamaya devamlı hüküm kurulması,
3- 647 sayılı Yasanın 4. maddesi uygulanırken para cezasının günlüğün 12 TL yerine 9 TL.ndan paraya çevrilmesi,
4- 647 sayılı Yasanın, gecikme zammı içermeyen 5275 sayılı Yasanın 122. maddesi uyarınca yürürlükten kaldırılması karşısında, gecikme zammına hükmolunamayacağının gözetilmemesi,
5- Adli para cezasının, 5083 sayılı Yasanın 1. maddesi ve hükümden sonra yürürlüğe giren Bakanlar Kurulunun 04.04.2007 tarih ve 7/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca TL olarak belirlenmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CYY.nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.