Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2009/730 K.2011/3938
Özet: Uyuşmazlık, sanığın iftira ve yaralama suçlamalarıyla ilgili yerel mahkeme kararıdır; Asliye Ceza Mahkemesi, bu kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek hükümlülükleri bozdu ve dosyayı esas mahkemeye gönderdi. Mahkeme, temyiz süresinin geçmesiyle ilgili hataları düzeltti, sanığın beraatını sağladı ve yargılamayı yeniden başlatma kararı aldı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: İftira, Yaralama
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre Anayasanın 40/2, 5271 sayılı CYY'nın 232/6. maddesi gereğince hüküm fıkrasında yasa yoluna başvurma süresinin başlama tarihinin duraksamaya yol açmayacak biçimde gösterilmemesi nedeniyle temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Temyiz süresinin geçmesi, nedeniyle Yerel Mahkemenin temyiz isteğinin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itiraz yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak RED KARARININ KALDIRILMASI suretiyle işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın iftira eylemine ilişkin; polis merkezinde ve C. Başsavcılığında yakınan şüpheli sıfatıyla verdiği ifadesinde, mağdurların iş yerine gelerek oğlunu dövüp, alacak borç meselesinden iş yerinden eşyalarını zorla götürmek istemeleri, üzerine çıkan tartışma ve kavgada dövüldüğü biçimindeki iddiasının, gerçek bir olayın anlatımı için sarfedilmiş sözler olması nedeniyle iftira suçunun hukuka aykırılık unsurunu oluşturmayacağı gözetilmeden hükümlülük kararı verilmesi,
2- Sanığın yaralama eylemine ilişkin temyize gelince;
Mağdur ...'in kendisini babasının değil işyerine gelen şahısların ittirerek ve tokat atarak yaraladığı yönündeki aşamalarda değişmeyen anlatımları ile tanık ...'in anlatımları arasında açık çelişkisi bulunması karşısında kuşkudan sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile hükümlülük kararı verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki düşüncenin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: İftira, Yaralama
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre Anayasanın 40/2, 5271 sayılı CYY'nın 232/6. maddesi gereğince hüküm fıkrasında yasa yoluna başvurma süresinin başlama tarihinin duraksamaya yol açmayacak biçimde gösterilmemesi nedeniyle temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Temyiz süresinin geçmesi, nedeniyle Yerel Mahkemenin temyiz isteğinin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itiraz yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak RED KARARININ KALDIRILMASI suretiyle işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın iftira eylemine ilişkin; polis merkezinde ve C. Başsavcılığında yakınan şüpheli sıfatıyla verdiği ifadesinde, mağdurların iş yerine gelerek oğlunu dövüp, alacak borç meselesinden iş yerinden eşyalarını zorla götürmek istemeleri, üzerine çıkan tartışma ve kavgada dövüldüğü biçimindeki iddiasının, gerçek bir olayın anlatımı için sarfedilmiş sözler olması nedeniyle iftira suçunun hukuka aykırılık unsurunu oluşturmayacağı gözetilmeden hükümlülük kararı verilmesi,
2- Sanığın yaralama eylemine ilişkin temyize gelince;
Mağdur ...'in kendisini babasının değil işyerine gelen şahısların ittirerek ve tokat atarak yaraladığı yönündeki aşamalarda değişmeyen anlatımları ile tanık ...'in anlatımları arasında açık çelişkisi bulunması karşısında kuşkudan sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile hükümlülük kararı verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki düşüncenin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.