Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2009/18920 K.2011/20359
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın resmi görevlilere hakaret ve görevden kaçınmak için direnme suçlamasıdır; mahkeme, bu eylemlerin 765 sayılı TCY'nın 258/1. maddesine uyar nitelikte olduğunu kabul ederek, sanığa adli para cezası ve diğer yaptırımları öngörmüştür. Mahkeme, yerel mahkemenin kararını bozdurarak dosyayı esas/hüküm mahkemesine göndererek yargılama sürecini yeniden başlatmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Resmi görevlilere görevlerinden dolayı hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir,
Ancak,
1-Sanığın, borcu nedeniyle haciz işlemi için gelen görevli icra memuru ve avukata, "eşyalarımı götüremezsiniz, ben buradan size eşya vermem diyerek" avukatın üzerine yürümesi nedeniyle haczin tamamlanamadığı, haczi tamamlamak için polis memurları ile yeniden haciz mahalline geldiklerinde sanığın katılan avukata "sen alacaklı ile ortak çalışıyorsun, dolandırıcısın, üçkağıtçısın" ve "seni avukatlıktan attıracağım bana bir şey yaptıramazsın, defol git" biçiminde gerçekleşen eylemlerinin suç tarihi itibariyle 765 sayılı TCY'nın 258/1. maddesine uyar nitelikte, bütün halinde görevliye etkin direnme suçunu oluşturacağı gözetilmeden ayrıca görevliye sövme suçundan hüküm kurulması,
2-Kabule göre; görevliye sövme suçunda, 5560 sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Yasanın 5/2, 5237 sayılı Yasanın 7/2 maddeleri hükmü gereğince suç tarihine göre adli para cezasının alt sınırının 450 YTL olarak uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Resmi görevlilere görevlerinden dolayı hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir,
Ancak,
1-Sanığın, borcu nedeniyle haciz işlemi için gelen görevli icra memuru ve avukata, "eşyalarımı götüremezsiniz, ben buradan size eşya vermem diyerek" avukatın üzerine yürümesi nedeniyle haczin tamamlanamadığı, haczi tamamlamak için polis memurları ile yeniden haciz mahalline geldiklerinde sanığın katılan avukata "sen alacaklı ile ortak çalışıyorsun, dolandırıcısın, üçkağıtçısın" ve "seni avukatlıktan attıracağım bana bir şey yaptıramazsın, defol git" biçiminde gerçekleşen eylemlerinin suç tarihi itibariyle 765 sayılı TCY'nın 258/1. maddesine uyar nitelikte, bütün halinde görevliye etkin direnme suçunu oluşturacağı gözetilmeden ayrıca görevliye sövme suçundan hüküm kurulması,
2-Kabule göre; görevliye sövme suçunda, 5560 sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Yasanın 5/2, 5237 sayılı Yasanın 7/2 maddeleri hükmü gereğince suç tarihine göre adli para cezasının alt sınırının 450 YTL olarak uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.