Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2019/2001 K.2019/9004
Özet: 1) Uyuşmazlık, sanığın mahkumiyetinin iptal edilip edilmemesi ve bu kararın sanığın hukuki statüsünü yeniden değerlendirmesi üzerine; 2) Mahkeme, sanığın mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurularını istisna olarak reddederek, kararın öngörülen maddelere göre bozulmasına ve sanığın haklarının saklı tutulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Mağdur hakkında düzenlenen Antakya Devlet Hastanesinin 31.10.2014 tarihli geçici adli raporunda; “burunda ödem, deformasyon mevcut, kafada oksipital bölgede hassasiyet, sol omuzda ağrı, çekilen grafide burun kemiğinde fissür tarzda minimal bir fraktür” şeklinde yaralanma tarif edilmesine, 07.12.2015 tarihli Adli Tıp Şube Müdürlüğünce mağdurun muayenesi sonucunda düzenlenen adli raporda; “burunda sağa deviye olduğu, fissür meydana geldiğini, olaydan önceki vesikalık resimler incelendiğinde burnunda çok hafif sağa doğru deviasyonunun olduğu, olaydan sonra bunun belirginleştiği tespit edildiği, yaralanmanın sabit iz niteliğinde olduğu”na dair görüş bildirilmesine göre; sanığın eylemi neticesinde mağdurun yüzünde sabiz iz oluşup oluşmadığı hususunda tereddüt oluştuğu anlaşılmakla, mağdura ait eski fotoğrafların, tüm tıbbi evrakın ve raporun temini ile birlikte mağdurun muayene edilmek üzere İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilerek olaya bağlı olarak mağdurun yüzünde sabit iz oluşup oluşmadığının tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmesinin ardından sanığın hukuki durumunun belirlenmesi lüzumu,
2) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 29.04.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Mağdur hakkında düzenlenen Antakya Devlet Hastanesinin 31.10.2014 tarihli geçici adli raporunda; “burunda ödem, deformasyon mevcut, kafada oksipital bölgede hassasiyet, sol omuzda ağrı, çekilen grafide burun kemiğinde fissür tarzda minimal bir fraktür” şeklinde yaralanma tarif edilmesine, 07.12.2015 tarihli Adli Tıp Şube Müdürlüğünce mağdurun muayenesi sonucunda düzenlenen adli raporda; “burunda sağa deviye olduğu, fissür meydana geldiğini, olaydan önceki vesikalık resimler incelendiğinde burnunda çok hafif sağa doğru deviasyonunun olduğu, olaydan sonra bunun belirginleştiği tespit edildiği, yaralanmanın sabit iz niteliğinde olduğu”na dair görüş bildirilmesine göre; sanığın eylemi neticesinde mağdurun yüzünde sabiz iz oluşup oluşmadığı hususunda tereddüt oluştuğu anlaşılmakla, mağdura ait eski fotoğrafların, tüm tıbbi evrakın ve raporun temini ile birlikte mağdurun muayene edilmek üzere İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilerek olaya bağlı olarak mağdurun yüzünde sabit iz oluşup oluşmadığının tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmesinin ardından sanığın hukuki durumunun belirlenmesi lüzumu,
2) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 29.04.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.