Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/6934 K.2018/836
Özet: (1) Mahkeme, sanığın haksız tahrik nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında mahkum edilmesine ilişkin temyiz itirazını değerlendirirken, sanığın savunma hakkının kısıtlandığını, yetersiz adli tıbbi raporun dayandırıldığı ve başvuru sürecindeki eksikliklerin bulunduğunu tespit etti. (2) Sonuç olarak, mahkeme kararını bozmak ve sanığı haksız tahrik suçundan mahkumiyetten mahrum bırakmak için kararı iptal etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Başka suçtan ceza infaz kurumunda bulunduğu anlaşılan ve duruşmalardan bağışık tutulma istemi bulunmayan sanığın duruşmaya getirtilmeden ya da Segbis ortamında duruşmaya katılması sağlanmadan yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması suretiyle CMK'nin 194. ve 196/1. maddelerine aykırı davranılarak sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2) Mağdurun yaralanmasına ilişkin Samsun Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından 22/10/2014 tarihinde düzenlenen ve hükme esas alınan adli rapor içeriğine göre mağdurun yaralanmasının yüzde sabit iz niteliğinde olmadığının belirtildiği, ancak söz konusu yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceği hususunda herhangi bir kayıt bulunmadığı anlaşıldığından, mağdurun, tedavi evrakları, geçici ve kesin raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek, özellikle söz konusu yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceği hususunu gösterir şekilde, 5237 sayılı TCK'nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor alınması gerektiği gözetilmeden, yetersiz rapora dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22/10/2002 tarihli ve E.2002/4 - 238 - K.2002/367 sayılı kararı uyarınca, taraflar arasında çıkan kavgada, her iki tarafın da yaralanmış olması ve dosya kapsamındaki delillerden kavgaya hangi tarafın haksız hareketi ile sebebiyet verdiğinin kesin olarak belirlenememesi karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
4) Tekerrüre esas alınan Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 19/12/2011 tarih, 2009/309 Esas, 2011/259 Karar sayılı ilamının sanığa ait olmadığının gözetilmemesi,
5) Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve E.2014/140 - K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23/01/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Başka suçtan ceza infaz kurumunda bulunduğu anlaşılan ve duruşmalardan bağışık tutulma istemi bulunmayan sanığın duruşmaya getirtilmeden ya da Segbis ortamında duruşmaya katılması sağlanmadan yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması suretiyle CMK'nin 194. ve 196/1. maddelerine aykırı davranılarak sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2) Mağdurun yaralanmasına ilişkin Samsun Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından 22/10/2014 tarihinde düzenlenen ve hükme esas alınan adli rapor içeriğine göre mağdurun yaralanmasının yüzde sabit iz niteliğinde olmadığının belirtildiği, ancak söz konusu yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceği hususunda herhangi bir kayıt bulunmadığı anlaşıldığından, mağdurun, tedavi evrakları, geçici ve kesin raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek, özellikle söz konusu yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceği hususunu gösterir şekilde, 5237 sayılı TCK'nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor alınması gerektiği gözetilmeden, yetersiz rapora dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22/10/2002 tarihli ve E.2002/4 - 238 - K.2002/367 sayılı kararı uyarınca, taraflar arasında çıkan kavgada, her iki tarafın da yaralanmış olması ve dosya kapsamındaki delillerden kavgaya hangi tarafın haksız hareketi ile sebebiyet verdiğinin kesin olarak belirlenememesi karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
4) Tekerrüre esas alınan Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 19/12/2011 tarih, 2009/309 Esas, 2011/259 Karar sayılı ilamının sanığa ait olmadığının gözetilmemesi,
5) Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve E.2014/140 - K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23/01/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.