Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/17094 K.2018/11642
Özet: 1) Uyuşmazlık, (1) 2015 yılında meydana gelen bir kaza sonucunda mağdurun yüzünde sürekli değişikliğe yol açan yaralanmaların tespiti ve raporlaması ile ilgili, (2) sanığın eylemi sonucu ortaya çıkan zararların hukuki değerlendirmesi ve ceza uygulamasıyla ilgilidir. 2) Mahkeme, raporun zamanında, yeterli bilgiyle düzenlenmediğini, sanığın eylemleri nedeniyle mağdurun yüzünde sürekli değişikliği ve hafif derecede yetenek kaybı yaşadığını, ayrıca ilgili kanunlar ve Anayasa Mahkemesi kararlarının etkisiyle sanığın hak yoksunluğunun varlığını dikkate alarak kararı bozmuş ve mahkeme kararını iptal
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1) Adli Tıp Kurumu uygulama ve kriterleri ile Dairemizin istikrarlı içtihatlarına göre mağdurun yüzünde sürekli değişikliğe neden olup olmadığı yönündeki raporun olay tarihinden en az 6 aylık süre geçtikten sonra yapılacak muayene sonucunda düzenlenmesi gerekirken, mağdurda meydana gelen yaralanmanın yüzün sürekli değişikliğine neden olduğuna dair Ordu Devlet Hastanesi Plastik Cerrahi Uzmanı tarafından 13/03/2015 tarihinde tanzim olunan raporun, olayın üzerinden 6 ay geçmeden düzenlendiği anlaşılmakla, yetersiz nitelikteki raporun hükme esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, 2) Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmanın, yüzün sürekli değişikliğine ve mağdurun hayat fonksiyonlarını hafif derecede etkileyecek şekilde kemik kırığına neden olduğu anlaşılmakla; birden fazla nitelikli hal ihlaline neden olan sanık hakkında TCK'nin 86/1. maddesince temel cezaya hükmedilirken meydana gelen zararın ağırlığı ve kastının yoğunluğu da dikkate alınarak TCK'nin 61. ve TCK'nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, 3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca, CMUK'un 326/son maddesi gereği sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, isteme uygun BOZULMASINA, 26.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1) Adli Tıp Kurumu uygulama ve kriterleri ile Dairemizin istikrarlı içtihatlarına göre mağdurun yüzünde sürekli değişikliğe neden olup olmadığı yönündeki raporun olay tarihinden en az 6 aylık süre geçtikten sonra yapılacak muayene sonucunda düzenlenmesi gerekirken, mağdurda meydana gelen yaralanmanın yüzün sürekli değişikliğine neden olduğuna dair Ordu Devlet Hastanesi Plastik Cerrahi Uzmanı tarafından 13/03/2015 tarihinde tanzim olunan raporun, olayın üzerinden 6 ay geçmeden düzenlendiği anlaşılmakla, yetersiz nitelikteki raporun hükme esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, 2) Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmanın, yüzün sürekli değişikliğine ve mağdurun hayat fonksiyonlarını hafif derecede etkileyecek şekilde kemik kırığına neden olduğu anlaşılmakla; birden fazla nitelikli hal ihlaline neden olan sanık hakkında TCK'nin 86/1. maddesince temel cezaya hükmedilirken meydana gelen zararın ağırlığı ve kastının yoğunluğu da dikkate alınarak TCK'nin 61. ve TCK'nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, 3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca, CMUK'un 326/son maddesi gereği sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, isteme uygun BOZULMASINA, 26.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.