Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/10941 K.2017/10742
Özet: (1) Üç yüz yıl hapis cezasına çarptırılan sanık, mağdurun karşısında çıkan tartışmada bıçakla iki kez yumruk atarak vücuduna yaralar koymuş; (2) Mahkeme, sanığın eyleminin kastının kasten öldürmeye yönelik olmadığını kabul ederek kasten yaralama suçundan hüküm kurmuş ve verilen cezayı hafifleterek beş yıl hapis cezasına indirmiş.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, aralarında önceye dayalı anlaşmazlık bulunan taraflar arasında suç tarihinde aynı araç içerisinde bulundukları esnada çıkan tartışma esnasında mağdurun soruşturma anlatımına göre hakaret ve küfür etmesi üzerine sanığın torpido gözünden aldığı bıçakla mağdurun göğüs bölgesine iki kez vurarak Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 01.09.2014 tarihli raporuna göre ön yüz orta hatta sternum seviyesinde iki adet 3 cm lik yaralanmaya ve mağdurun yaşamsal tehlike geçirmesine neden olduğu, sanığın eylemine tanıklar ... ve ...’in müdahalesi üzerine devam edemediği olayda, hedef alınan vücut bölgesi, kullanılan aletin elverişliliği, yaraların yeri ve niteliği, mağdurun ve tanıkların engellemeleri üzerine sanığın eylemini sürdüremediği dikkate alındığında, sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu ve sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, sanığın daha az ceza almasını sağlayacak şekilde kovuşturma aşamasında anlatımlarını değiştiren mağdur ve tanıkların anlatımlarına itibar edilerek suçun niteliğinde yanılgı ile kasten yaralama suçundan hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre;
2) Sanığın, mağdur babasını 5237 sayılı TCK'nin 6/1-f-4 maddesi uyarınca silahtan sayılan vasıta ile yaraladığı olayda, iki nitelikli halin TCK'nin 86/3-a ve 86/3-e maddelerinin birleşmesi nedeniyle, TCK'nin 86/1 maddesi gereğince temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerekirken, yazılı şekilde cezanın alt sınırdan belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
3) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulması kaydıyla 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, aralarında önceye dayalı anlaşmazlık bulunan taraflar arasında suç tarihinde aynı araç içerisinde bulundukları esnada çıkan tartışma esnasında mağdurun soruşturma anlatımına göre hakaret ve küfür etmesi üzerine sanığın torpido gözünden aldığı bıçakla mağdurun göğüs bölgesine iki kez vurarak Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 01.09.2014 tarihli raporuna göre ön yüz orta hatta sternum seviyesinde iki adet 3 cm lik yaralanmaya ve mağdurun yaşamsal tehlike geçirmesine neden olduğu, sanığın eylemine tanıklar ... ve ...’in müdahalesi üzerine devam edemediği olayda, hedef alınan vücut bölgesi, kullanılan aletin elverişliliği, yaraların yeri ve niteliği, mağdurun ve tanıkların engellemeleri üzerine sanığın eylemini sürdüremediği dikkate alındığında, sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu ve sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, sanığın daha az ceza almasını sağlayacak şekilde kovuşturma aşamasında anlatımlarını değiştiren mağdur ve tanıkların anlatımlarına itibar edilerek suçun niteliğinde yanılgı ile kasten yaralama suçundan hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre;
2) Sanığın, mağdur babasını 5237 sayılı TCK'nin 6/1-f-4 maddesi uyarınca silahtan sayılan vasıta ile yaraladığı olayda, iki nitelikli halin TCK'nin 86/3-a ve 86/3-e maddelerinin birleşmesi nedeniyle, TCK'nin 86/1 maddesi gereğince temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerekirken, yazılı şekilde cezanın alt sınırdan belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
3) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulması kaydıyla 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.