Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/7769 K.2012/25911
Özet: Uyuşmazlık, sanığın hürriyeti bağlayıcı ceza ve hak yoksunluklarının uygulanması ile ilgili temyiz sürecinde tebligat usulsüzlüğü, ek savunma hakkı eksikliği ve hüküm açıklamasının geri bırakılması konularını içeriyor. Mahkeme, sanığın temyiz itirazlarını kabul ederek 20/06/2012’de oybirliğiyle kararla hükmün bozulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükmün sanığın yokluğunda verilmesine, hükümde temyiz süresinin hangi tarihten itibaren başlayacağının belirtilmemesine, ilanen tebligat yapılmasına ancak tebligat evrakı ile ilan suretinin mahkemenin herkesçe görülebilecek bir yerine asılıp bu durumun tutanakla tespit edilmemesine, tebligatın usulsüz olmasına göre temyizin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
Mahkemece, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesi uyarınca hürriyeti bağlayıcı cezanın kanuni sonucu olan hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmesinin yeterli olup, hak yoksunluğunun uygulanma sürelerinin belirtilmesinin gerekmediği, ilgili madde metninde açıkça belirtilen bu sürelerin infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşılmakla tebliğnamenin bu konudaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir
1) İddianamede yer almadığı halde sanığa 5271 sayılı CMK'nin 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 5237 sayılı TCK'nin 86/1 maddesi ile hüküm kurulması,
2- Mağdurdaki kemik kırığı şeklindeki yaralama dolayısıyla sanık hakkında 19.12.2006 tarihine kadar yürürlükte olan 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesi ile bu tarihten sonra yürürlüğe giren aynı Kanunun 86/1 ve 87/3. maddelerinin karşılaştırmasının uygulamalı olarak gösterilip bulunan sonucun sanığın lehine olup olmadığı değerlendirildikten sonra hukuki durumunun tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
3- Hükümden sonra, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, 5271 sayılı CMK'nin 231/5, 14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ile soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükmün sanığın yokluğunda verilmesine, hükümde temyiz süresinin hangi tarihten itibaren başlayacağının belirtilmemesine, ilanen tebligat yapılmasına ancak tebligat evrakı ile ilan suretinin mahkemenin herkesçe görülebilecek bir yerine asılıp bu durumun tutanakla tespit edilmemesine, tebligatın usulsüz olmasına göre temyizin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
Mahkemece, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesi uyarınca hürriyeti bağlayıcı cezanın kanuni sonucu olan hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmesinin yeterli olup, hak yoksunluğunun uygulanma sürelerinin belirtilmesinin gerekmediği, ilgili madde metninde açıkça belirtilen bu sürelerin infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşılmakla tebliğnamenin bu konudaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir
1) İddianamede yer almadığı halde sanığa 5271 sayılı CMK'nin 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 5237 sayılı TCK'nin 86/1 maddesi ile hüküm kurulması,
2- Mağdurdaki kemik kırığı şeklindeki yaralama dolayısıyla sanık hakkında 19.12.2006 tarihine kadar yürürlükte olan 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesi ile bu tarihten sonra yürürlüğe giren aynı Kanunun 86/1 ve 87/3. maddelerinin karşılaştırmasının uygulamalı olarak gösterilip bulunan sonucun sanığın lehine olup olmadığı değerlendirildikten sonra hukuki durumunun tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
3- Hükümden sonra, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, 5271 sayılı CMK'nin 231/5, 14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ile soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.