Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/6566 K.2012/10600
Kasten yaralama suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/1, 87/3, 62. maddeleri gereğince 8 ... 26 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanunun 58/6. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108/4.maddesi gereğince sanık hakkında cezanın infazından sonra 1 yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Burdur Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2011 tarihli ve 2009/833-2011/14 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 24.11.2011 tarih ve 2011/14835-59780 yazısı ile kanun yararına bozma isteminde bulunduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 30.01.2012 tarih ve 2011/399009 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, Yargıtay 10.Ceza Dairesinin 17.04.2008 tarihli ve 2007/27117-2008/6310 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanunun 58/7.maddesinde, mahkumiyet kararında, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtileceğinin öngörüldüğü, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108.maddesinin 4, 5 ve 6. fıkralarında ise “Hakim, mükerri hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde,koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır.Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir.” hükmünün yer aldığı, ancak denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin,hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek şartla salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olduğu,buna göre mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 58/7.maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına”karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesinde isabet isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünceler yerinde görüldüğünden Burdur Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2011 tarih ve 2009/833 esas, 2011/14 sayılı kararının 5271 sayılı CMK' nun 309/4-d maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, bozma nedenleri doğrultusunda hükmün 10. fıkrasının 3 .bendinden “....1 yıl...”ibaresinin hükümden çıkarılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2012 gününde oybirliği
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, Yargıtay 10.Ceza Dairesinin 17.04.2008 tarihli ve 2007/27117-2008/6310 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanunun 58/7.maddesinde, mahkumiyet kararında, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtileceğinin öngörüldüğü, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108.maddesinin 4, 5 ve 6. fıkralarında ise “Hakim, mükerri hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde,koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır.Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir.” hükmünün yer aldığı, ancak denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin,hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek şartla salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olduğu,buna göre mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 58/7.maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına”karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesinde isabet isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünceler yerinde görüldüğünden Burdur Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2011 tarih ve 2009/833 esas, 2011/14 sayılı kararının 5271 sayılı CMK' nun 309/4-d maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, bozma nedenleri doğrultusunda hükmün 10. fıkrasının 3 .bendinden “....1 yıl...”ibaresinin hükümden çıkarılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2012 gününde oybirliği
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.