Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/31489 K.2013/25869
Özet: Mahalli mahkemenin beraat kararı, CMK 237/2, 260 maddeleri uyarınca orman idaresi vekilinin davaya katılmasına karar verildiği ve yargılama sırasında olay yeri ve tanık ifadeleri sonucunda sanığın atılı suçu için yeterli delil olmadığını göz önünde bulundurulmuş fakat bu kararın yazılı beraat olduğu ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca 20.06.2013’e kadar oybirliğiyle BOZULDU.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Orman idaresi vekilinin 16.02.2011 tarihli dilekçesi ile davaya katılma talebinde bulunduğu bu hususta bir karar verilmediği anlaşılmakla CMK'nin 237/2 ve 260. maddeleri uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Jandarma görevlilerince tanzim edilen ve bu görevlilerce 08.06.2011 tarihli celsede tanık sıfatıyla alınan ifadelerinde doğrulanan olay yeri tesbit tutanağında sanığın oğlu Mehmet, sanığın tarlasında çalıştığı esnada çay yaparken ve tarladaki otları temizlemek için yaktığı ateşin büyüyerek yangına neden olduğunu beyan ettiği, 09.03.2011 tarihli celsede olay tarihinde sabah 08.00 - 09.00 arası sanığı tarlaya bıraktığını Kilis'e döndüğünü 12.00 civarında duman görüp ... ve ... ile yangın yerine gidip söndürmeye çalıştıklarını, Halit ve Murat'ın aynı celesede alınan ifadelerinde olay yerinde sanığın yangını söndürmeye çalıştığını başka kimsenin olmadığını belirtmelerine göre sanığın atılı suçu işlediği subuta erdiği gözetilmeden yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan idare vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Orman idaresi vekilinin 16.02.2011 tarihli dilekçesi ile davaya katılma talebinde bulunduğu bu hususta bir karar verilmediği anlaşılmakla CMK'nin 237/2 ve 260. maddeleri uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Jandarma görevlilerince tanzim edilen ve bu görevlilerce 08.06.2011 tarihli celsede tanık sıfatıyla alınan ifadelerinde doğrulanan olay yeri tesbit tutanağında sanığın oğlu Mehmet, sanığın tarlasında çalıştığı esnada çay yaparken ve tarladaki otları temizlemek için yaktığı ateşin büyüyerek yangına neden olduğunu beyan ettiği, 09.03.2011 tarihli celsede olay tarihinde sabah 08.00 - 09.00 arası sanığı tarlaya bıraktığını Kilis'e döndüğünü 12.00 civarında duman görüp ... ve ... ile yangın yerine gidip söndürmeye çalıştıklarını, Halit ve Murat'ın aynı celesede alınan ifadelerinde olay yerinde sanığın yangını söndürmeye çalıştığını başka kimsenin olmadığını belirtmelerine göre sanığın atılı suçu işlediği subuta erdiği gözetilmeden yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan idare vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.