Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/28877 K.2012/34776
Özet: (1) Uyuşmazlık, Eskişehir 3.Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2008/623 sayılı kararıyla sanığın kasten yaralama suçundan 8 ay hapis cezasına çarptırılmasına karşı Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma talebinde bulunmasıdır. (2) Yargıtay, kararın usul hataları nedeniyle geçersiz olduğunu kabul ederek, kanun yararına bozma talebini reddetti ve dosyayı mahalline gönderme kararı aldı.
Kasten yaralama suçundan sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 86/3-a, 86/3-e. maddeleri uyarınca 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Eskişehir 3.Sulh Ceza Mahkemesinin 12.06.2008 tarihli ve 2006/363 esas, 2008/623 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 17.08.2012 tarih ve 2012/13835-48661 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 04.09.2012 tarih ve 2012/226670 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/3. maddesinde yer alan artırım sebepleri bir bütün olarak sayılmış olup, her bir bentten dolayı ayrı ayrı artırım yapılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı cihetle, sanığın kardeşine karşı işlemiş olduğu silahla yaralama suçundan bir kez artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, iki kez artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayin olunmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.04.2009 tarih ve 2008/214 esas, 2009/98 sayılı kararına ve T.C. Anayasının 40/2. maddesine göre, mahkeme, taraflara hangi kanun yolları ve mercilere başvurulacağını ve sürelerini açıkça belirtmek zorunda olup, hüküm usulüne uygun olarak sanık ...'a tebliğ edilmemiştir. Kararda, kanun yolu ve merciinin yanlış olarak belirtilmiş olması yanıltıcı nitelikte olup, daha sonra da meşruhat içeren davetiyenin usulüne uygun şekilde sanığa tebliğ edilmemiş olması karşısında sanık yönünden temyiz süresi başlamamıştır.
5271 sayılı CMK'nin 309/1 maddesine göre, kesinleşmemiş kararlar aleyhine kanunun yararına bozma yoluna gidilemeyeceğinden, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, Dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Mezkur ihbarnamede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/3. maddesinde yer alan artırım sebepleri bir bütün olarak sayılmış olup, her bir bentten dolayı ayrı ayrı artırım yapılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı cihetle, sanığın kardeşine karşı işlemiş olduğu silahla yaralama suçundan bir kez artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, iki kez artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayin olunmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.04.2009 tarih ve 2008/214 esas, 2009/98 sayılı kararına ve T.C. Anayasının 40/2. maddesine göre, mahkeme, taraflara hangi kanun yolları ve mercilere başvurulacağını ve sürelerini açıkça belirtmek zorunda olup, hüküm usulüne uygun olarak sanık ...'a tebliğ edilmemiştir. Kararda, kanun yolu ve merciinin yanlış olarak belirtilmiş olması yanıltıcı nitelikte olup, daha sonra da meşruhat içeren davetiyenin usulüne uygun şekilde sanığa tebliğ edilmemiş olması karşısında sanık yönünden temyiz süresi başlamamıştır.
5271 sayılı CMK'nin 309/1 maddesine göre, kesinleşmemiş kararlar aleyhine kanunun yararına bozma yoluna gidilemeyeceğinden, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, Dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.