‹ Ana sayfa
Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/28849 K.2012/36099

Esas No: 2012/28849 · Karar No: 2012/36099 · Karar Tarihi: 01.11.2012
Eşe karşı etkili eylem suçundan sanık Süleyman Gül'ün, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 456/4 ve 457/1. maddeleri gereğince 121.680.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair, Bodrum Sulh Ceza Mahkemesinin 20/11/2001 tarihli ve 2000/1439 esas, 2001/1657 sayılı kararının infazı sırasında, sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun sanık lehine olan hükümlerinin tespitine yönelik yapılan uyarlama yargılaması sonucunda, müştekinin şikayetten vazgeçmesi sebebiyle sanık hakkındaki kamu davasının 765 sayılı Kanun'un 460. maddesi uyarınca ortadan kaldırılmasına ilişkin, Bodrum 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 18/09/2008 tarihli ve 2005/602 esas, 2008/701 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 28.06.2012 tarih ve 2012/11075-39285 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 20.07.2012 tarih ve 2012/186593 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Bodrum 1.Sulh Ceza Mahkemesince, uyarlama yargılamasında müştekinin şikayetten vazgeçmesi sebebiyle, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 460. Maddesi uyarınca davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ise de, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 99. Maddesinde yer alan “tatbikat yapılabilmesi dava veya şikayete bağlı suçlarda suçtan zarar gören kimsenin vazgeçmesi hukuku amme davasını düşürür. Ancak kanunda hilafı yazılı olmadıkça cezanın infazına mani olmaz” ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 73/4. Maddesinde yer alan “Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz” şeklindeki düzenlemeler karşısında, hükmün kesinleşmesinden sonraki uyarlama yargılamasında sadece lehe kanunun tespit edilerek uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:

Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünceler yerinde görüldüğünden Bodrum 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 18.09.2008 ... ve 2005/602 esas, 2008/701 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesinin (a) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?