Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/28562 K.2012/32867
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın eşi olması nedeniyle hapis cezasının arttırılması ve ilgili TCK maddelerinin yanlış gösterilmesiyle ilgili itirazların değerlendirilmesiydi. Mahkeme, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazını kabul ederek 2009/4380 esaslı kararın bozulmasına ve cezadan artırım ile ilgili hükümlerin düzeltilmesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair.
Dairemizin 25.01.2012 tarih 2009/4380 esas, 2012/2714 karar sayılı kararına karşı Yargıtay C. Başsavcılığı tarafından 18.04.2012 tarih 2007/159672 sayılı itiraznamesi ile “sanığa görevsiz mahkemede duruşmada iddianamenin okunduğu, daha sonra görevli mahkemece iddianamenin tebliğ edildiği, sanığa iddianame okunmasa da duruşmada atılı suçun anlatıldığı belirtilerek, CMK'nin 191. maddesinde amaçlananın sanığın hangi suçtan yargılandığı hakkında bilgi sahibi olması ve mahkeme huzurunda kendini savunabilmesi olduğu belirtilmek suretiyle, Dairemiz bozma ilamının 1. maddesinin kaldırılması, 2. maddesindeki TCK' nin 53. maddesinin uygulamasının ve 3. maddesindeki mağdurun sanığın eşi olması nedeniyle cezadan arttırımı yapılırken karar yerinde yanlış gösterilen kanun maddesinin TCK’nin 86/3-a maddesi olarak düzeltilerek onanması talebiyle” Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna dosyanın gönderilmesinden sonra 05.07.2012 tarih ve 6352 sayılı yasanın 99. maddesiyle ile 5271 sayılı CMK'nin 308. maddesine eklenen 2 ve 3. bentler ile aynı yasanın geçici 5. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli hakkındaki Kanuna eklenen geçici 5. madde hükmü uyarınca Yüksek Yargıtay Ceza Genel kurulunca henüz karara bağlanmayan dosyanın itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
2- Dairemizin 25.01.2012 tarih 2009/4380 esas, 2012/2714 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
a) Mağdurun, sanığın eşi olması nedeniyle cezadan arttırma yapılırken karar yerinde TCK’nin 86/3-a maddesi yerine yanlış olarak TCK' nin 87/3. maddesinin göstertilmesi,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun şartla tahliye tarihine kadar uygulanabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’nın 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasının bu konu ile ilgili kısımlarının ”Mağdurun sanığın eşi olması nedeniyle TCK'nun 86/3-a maddesi uyarınca yarı oranında arttırım yapılarak 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” ve “5237 sayılı TCK’nın 53/1-a, b, d, e bentlerinde yazılı hakları kullanmaktan mahkum oldukları hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet ve kayyımlığa ait yetkileri kendi alt soyu üzerinde kullanmaktan 53/3 maddesi hükmü gereğince şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına” şeklinde değiştirilmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle usul ve yasaya uygun hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair.
Dairemizin 25.01.2012 tarih 2009/4380 esas, 2012/2714 karar sayılı kararına karşı Yargıtay C. Başsavcılığı tarafından 18.04.2012 tarih 2007/159672 sayılı itiraznamesi ile “sanığa görevsiz mahkemede duruşmada iddianamenin okunduğu, daha sonra görevli mahkemece iddianamenin tebliğ edildiği, sanığa iddianame okunmasa da duruşmada atılı suçun anlatıldığı belirtilerek, CMK'nin 191. maddesinde amaçlananın sanığın hangi suçtan yargılandığı hakkında bilgi sahibi olması ve mahkeme huzurunda kendini savunabilmesi olduğu belirtilmek suretiyle, Dairemiz bozma ilamının 1. maddesinin kaldırılması, 2. maddesindeki TCK' nin 53. maddesinin uygulamasının ve 3. maddesindeki mağdurun sanığın eşi olması nedeniyle cezadan arttırımı yapılırken karar yerinde yanlış gösterilen kanun maddesinin TCK’nin 86/3-a maddesi olarak düzeltilerek onanması talebiyle” Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna dosyanın gönderilmesinden sonra 05.07.2012 tarih ve 6352 sayılı yasanın 99. maddesiyle ile 5271 sayılı CMK'nin 308. maddesine eklenen 2 ve 3. bentler ile aynı yasanın geçici 5. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli hakkındaki Kanuna eklenen geçici 5. madde hükmü uyarınca Yüksek Yargıtay Ceza Genel kurulunca henüz karara bağlanmayan dosyanın itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
2- Dairemizin 25.01.2012 tarih 2009/4380 esas, 2012/2714 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
a) Mağdurun, sanığın eşi olması nedeniyle cezadan arttırma yapılırken karar yerinde TCK’nin 86/3-a maddesi yerine yanlış olarak TCK' nin 87/3. maddesinin göstertilmesi,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun şartla tahliye tarihine kadar uygulanabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’nın 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasının bu konu ile ilgili kısımlarının ”Mağdurun sanığın eşi olması nedeniyle TCK'nun 86/3-a maddesi uyarınca yarı oranında arttırım yapılarak 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” ve “5237 sayılı TCK’nın 53/1-a, b, d, e bentlerinde yazılı hakları kullanmaktan mahkum oldukları hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet ve kayyımlığa ait yetkileri kendi alt soyu üzerinde kullanmaktan 53/3 maddesi hükmü gereğince şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına” şeklinde değiştirilmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle usul ve yasaya uygun hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.