Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/22796 K.2012/29308
Basit yaralama suçundan sanık ...'nin, 5237 sayılı sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 86/3-e ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,cezasının aynı kanunun 58.maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Ankara 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 04.11.2010 tarihli ve 2009/1137 esas, 2010/979 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 21.06.2012 tarih ve 2012/10656-37156 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16.07.2012 tarih ve 2012/180315 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre,sanığın adli sicil kaydında yer alan Ankara 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 07.12.2005 tarihli ve 2005/241 esas, 2005/117 sayılı kararına konu fiili işlediği sırada onsekiz yaşından küçük bulunması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 58/5. maddesine göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden,yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden Ankara 10.Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 04.11.2010 ... ve 2009/1137 esas, 2010/979 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi maddesinin 4.fıkrasının (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, hükmün 1. Fıkrasının 5. Paragrafının hüküm fıkrasından çıkarılmasına; hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına,dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,12.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre,sanığın adli sicil kaydında yer alan Ankara 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 07.12.2005 tarihli ve 2005/241 esas, 2005/117 sayılı kararına konu fiili işlediği sırada onsekiz yaşından küçük bulunması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 58/5. maddesine göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden,yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden Ankara 10.Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 04.11.2010 ... ve 2009/1137 esas, 2010/979 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi maddesinin 4.fıkrasının (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, hükmün 1. Fıkrasının 5. Paragrafının hüküm fıkrasından çıkarılmasına; hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına,dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,12.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.